Bitmedi, yazacağım daha... Yazmazsam ağlayacağım çünkü, alçakça olacak biraz... [Turgut Uyar]

24 Ocak 2015 Cumartesi

Bir Yalnızlık Öyküsü (Solgun Bir Yaprak Gibi..)


Başlamadan;

Hasta ve yorgun geçen bir gecenin sonucunda ortaya cıkanları dilegetireceğim bu kez..Yine Yeni Metin Belgesine Yazıyorum..


(18 Ocak 2015-05:21 AM)

Sabahın erken saat'lerinde uyanıyorum yine...Ne vardı şimdi bu saatte kalkacak ? İsteksizce yatağımda doğrulduktan sonra boş boş bakan gözler ile bir süre odamın mimarisini inceliyorum.Anlaşılan bugünde ters tarafımdan uyandım...Bugünde bardağın dolu bir yanı olmayacak yada ben göremeyeceğim.

Penceremden dışarıya bakıyorum,güneş yeni bir gün için tekrar doğuyor. O bile monoton yaşıyorken , hergün doğup batarak aynı şeyi yaparken , kendi yaşamımı monoton bulmam ne kadar doğru acaba ? Neyse yaa bırak be mustafa böyle kıyaslamamı olur ?

Çalışma masama bakıyorum , dün geceden kalma kahve bardağım olduğu gibi masada duruyor...Normalde kahve bardağımı yıkamadan o şekilde bırakmazdım , içim götürmezdi. Ama belliki son 24 saattir hiç iyi değilim.

Kahve bardağımın yanında duran kitap'ıma bakıyorum."Aşka Şeytan Karışır"adlı kitap'ımı henüz yeni aldım.Gerçekten güzel bi kitap'a benziyor. Aslı adında bir bayanın hayatını konu alan bu kitap çok ilginç gerçekten :) 

Kitabı elime alıyor, rastgele bir sayfa açıyorum ve şu satırlar ile karşılaşıyorum; "Aşkın olduğu yerde sevgiye,sevginin olduğu yerde de aşka yer yoktu.Aşk 'benim ol' derdi,sevgi ise 'mutlu ol' " "Eski sevgiliden arkadaş olurmu?" Sorusuna yada ayrıldıktan sonra "arkadaş kalalım"diyen sevgiliye söylenecek en güzel sözdü bu.

Pek sevmiyorum ben bu aşkmeşk olaylarını.Kimseye anlatamıyorum ki derdimi..belkide anlamak isyemiyorlar>_<.Neyse ney canım,boşversene kimin umrundayız.

Karşıma çıkan bu satırlardan sonra kitabı masaya bırakıp dışarı çıkayım diyorum biraz gezintiye çıkmak güzel olabilir.


(06:10 AM )


Güneşe bakıyorum...yüzüme vuran güneş içimi ısıtmaya yetiyor ama ruhumdaki o dipsiz karanlık kuyuyu aydınlatamıyor...İlerliyorum temiz hava eşliğinde..yerlerde dün geceden kalma karlar var.


Ocak ayının son günlerindeyiz, hava ne kadarda ayaz oluyor bu saatlerde...Bu soğuk havaya rağmen birazcık gezeyim diyorum,güneş öyle güzelki! Saat sabahın erken saatleri,insanlar yavaş yavaş otobüs duraklarını dolduruyor..

Birçoğu işe yetişme telaşında.

Oysa ben sömestr tatilindeyim...Evet FF'leri aldım şimdide tatil yapıyorum.Güzel bir tatili hak ettim çünki! Caddeleri insanlar yavaş yavaş boşaltıp hepsi gözden kayboluyorlar...Soğuk havanın artmasından mıdır nedir bende eve doğru ilerliyorum,kahvaltı masasına oturmak için..

7 yorum:

  1. Tam benim tarzımda bir yazı olmuş yine Mustafa ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin yazmış olduğun "yaşama dair notlar" kategorisindeki yazıların beni çok çok etkiledi gerçekten :) benimde içimde biraz vardı tabi ama laf aramızda bu tarzı senden kaptım :) Zaten yazının başlığı sana bir yerden tanıdık geliyor olmalı :)

      Sil
  2. çok güzel olmuş gerçekten :D arada göndermeler var ama oda senin farkın olsun :D

    YanıtlaSil
  3. Geçmiş olsun. Ben de hala hastayım. Hatta hastalıkla yaşamaya alıştım. Sekiz gündür çekiyorum. Hangimizin hayatı rutin değil ki? Yine de zevk almaya bakalım bu hayattan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Özlem, sanada geçmiş olsun :) Hayat ne yazıkki çok monoton. Şu hastalıktan, halsizlikden, yorgunluktan kurtulabilsem hayata birazda olsa renk katmaya çalışacağım ama olmuyor işte. Dediğin gibi ; ne kadar mümkün olmasada zevk almaya çalışıyorum...

      Sil
  4. Bu mal bi harika dostummmmmm

    YanıtlaSil

Yorum yapabilmeniz için gmail hesabınız ile oturum açmış olmanız gerekmektedir. Yorum yapmadan önce Google hesabınızın açık olduğuna emin olun.