Bitmedi, yazacağım daha... Yazmazsam ağlayacağım çünkü, alçakça olacak biraz... [Turgut Uyar]

4 Şubat 2015 Çarşamba

Yeni Keşifler.! -İNCİR REÇELİ- [Derin İzler Bırakanlar #01]

Dikkat! Yeni Bir Seri Başlıyor.!


Bu yazımdan itibaren "Derin İzler Bırakanlar" adlı bir seriye başlıyorum. Serinin diğer yazıları ne zaman gelir onuda zaman göstericek. Bu yazı dizisinde,bende çok çook çoook derin izler bırakan-etkileyen kitaplar,filmler,müzikler ve daha bir çok şeye yer vereceğim. Evet ben oldukça duyğusal bir insanım hemde aşırı derecede. Ve manevi değerlerime ölümüne sahip çıkarım.Bilen bilir.

Serinin ilk yazısında henüz yeni izlemiş olduğum "İncir Reçeli"nden bahsedeceğim.
Nasıl oldu gerçekten bilmiyorum ama bu yaşıma geldim,ilk defa aşk içerikli filmler izliyor kitaplar okuyorum. Ben genelde günlerimi Arka Sokaklar, Kanıt, Flashpoint, Kobra Takibi vs diziler izleyip,Osman Aysu-Hesaplaşma türü kitaplar okuyarak geçirirdim.

Ve sonra bir dost tavsiyesi ile Canan Tan-Piraye'yi okudum ve bu tür kitaplara olan ilgimin arttığını fark ettim. Şuan ise "Aşka Şeytan Karışır" aldı kitabı okuyorum... Bunlarında bende çeşitli yan etkileri oluştu tabiki. İncir Reçeli,Bu işte Bir Yalnızlık Var gibi filmler izlemek bunlardan bir kaçı sadece :)


Bütün bunları keşfetmekte gecikmiş olabilirim ama iyiki keşfetmişim. Bu filmleri izledikten sonra,hayata olan bakış açım bile değişti diyebilirim... Bu değişimi daha önce "Kaybedenler Klübü"nü izleyincede yaşamıştım ve bir kez daha yaşıyorum.

Film'i izleyip sevmemdeki en büyük etken tabiki film'de Halil Sezai ve Sinan Çalışkanoğlu'nun olmasıydı :)  

***
incir Reçelinden bahsedecek olursam filmin konusu şu şekilde;

Metin yaşamını bir televizyon programına skeçler yazarak geçiren biridir. Tek hayali ise senaryosunu yazdığı bir filmi çekilmesidir,ama hep yazdığı senaryolar reddedilir. Metin birgün herzaman takıldığı barda duygu adında bir bayan ile tanışır. Duygunun ise ne işle meşgul olduğu meçhuldür. Duygu ile Metin'in arkadaşlığı zamanla aşk'a dönüşür. Metin duyguyu evine alır... Duyguya yatağını verir kendisi salondaki kanepede yatar. Duygu her sabah bir not bırakara evi terk eder,sonra tekrar gelir. Duygu ile Metin zamanla birbirlerine bağlanırlar. Metin ilk defa,yazdığı hayali karakterlerin dışında,gerçek bir bayan'a aşık olmuştur... Bu aşk ona Duygu'dan kendisine; incir reçeli sevgiside kazandırır. Artık Metinde Duygu gibi kahvaltı masasında incir reçelini eksik etmez.

Aralarındaki duygusal bağ gitgide kuvvetlerinken Duygu bir sabah her zamanki gibi evi terk eder. Fakat geri gelmez. Metin duyguyu bir metroda bulur ve neden terk edip gittiğini sorar. Duygu Metin'e o an aıds olduğunu ve bu sebepden dolayı yol yakınken ayrılmaları gerektiğini söyler. Ama yinede ayrılamaz tekrar Metin'in evine gelirler. Herşey yolunda gibi görünür ama Metin içten içe bunu Duyguya yapanın karşısına çıkmamasını diler. Metin birgün Duyguyu takip eder ve bir eve girdiğini görür. Duygu evi terk edince o eve girer ve içerde hasta yatan bir adam bulur. Adamın yanında duygu ile çekilmiş bir fotograf vardır. Solunum cihazına bağlı olan adamı öfkesine yenik düşerek fişi çekip oracıkta ölüme terk eder.

Metin Duygu ile görüşür ve olanları anlatır. Bunun üzerine Duygu Metin'i terk eder. Bir süre sonra Metin öldürdüğü hasta adamın duygunun babası olduğunu öğrenir. Bunu öğrendikden sonra Metin'in dünyası kararır. Artık evinde gördüğü her not kağıdında o evin her odasında attığı her adımda Dugu'dan birer hatıralar vardır. Günlerce kendine gelemeyen Metin kendini eve kapatmıştır. Duygu ile yaşadıklarını yazıp senaryo haline getirmiştir. İncir Reçeli adını verdiği bu senaryo kabul edilip film yapılmasına karar verilir. Bütün bu olanlar yaşanırken Metin,Duygu ile bir bağlantı kurmuştur. Duygunun bir hastanede tedavi olduğunu ögrenmiştir. Ve artık duygunun yerini biliyordur. Hızla duygunun yanına gider. Peki Duygu Metin'i affedecek midir ? Affetmesine affeder ama artık Duygu yoktur >_<
***
Film hakkında birazcık özet geçtikten sonra beni derinden etkileyen o sahnelerden bir kaç replik yazmak istiyorum...

  • Senin gibi yazabilmeyi çok isterdim. Bence siz yazarların kafası doğuştan güzel. Yani, yazdığınız her şeyi yaşamadığınıza göre...
  • Adım Duygu 25 yaşındayım, hayatınıza İstanbul’dan katılıyorum.
  • Hatunun sabah uyandığında yanında olmayanı makbuldür.
  • (incir Reçeli 2)Kapını soğuk anahtarınla açmak zorunda kaldığında, çamaşır makinesi bir türlü dolmadığında, anlıyorsun oyunun en olmadık yerinde bittiğini.
  • (İncir Reçeli 2)Yolu uzun süre aşka düşmemiş bir adama denk gelirse yüreğiniz, çalkalayın, zira dibine çökmüş olabilir seven yanları.
  • Ucuz olan ne biliyor musun? Beş kuruş vermeden savurduğunuz yargılarınız...
  • Babalar her zaman haklı değildir (Duygu)
  • Ben insanları arabanın camına vuran yağmur damlalarına benzetiyorum. Bazen bir damla aşağı doğru kayarken başka bir damlaya karışıp güçlenerek daha hızlı ilerler. Ben de sana karıştım aşkım. İnsanlar acımasız, savurgan, hiçbir şeyin sonu gelmeyecekmiş gibi davranıyorlar. Bir gün şöförün camı açabileceğini hiç düşünmüyorlar...
  • Önemli olan; benim senin kokunu almış olmamdı.
  • Gittiğin günden beri tenimde faili meçhul parmak izleri.
    Asılı bıraktın hayatın ortasında şimdi tek dayanağım paslı bir çivi…
  • (İncir Reçeli-1 Final Sahnesinden)Bana nefes alan hiçbir şeyi sevme hakkı vermediler. Ben de incir reçelini sevdim. İncir reçeli sendin aşkım. Şimdi kapat gözlerini. Yapacağın güzel şeyleri düşün. Beni unut demeyeceğim. Çünkü ben seni unutamazdım. Ama sakın hayata küsme. Ben yaptığın her şeyde yanında olacağım. Sabah yine radyonun sesiyle uyanacaksın. Enerjiyle yatağından fırlayıp, radyoyu kısacaksın. Pencereyi açıp dışarı doğru gerineceksin. Dışarıda hikayelerini anlatmanı bekleyen binlerce hayat var. Hepsi de anlaşılmayı bekliyor benim gibi. Yaz aşkım. Hiç durmadan yaz. Birbirlerini anlat onlara. Birbirlerine değerek, dokunarak yaşayabilmenin güzelliklerini anlat. Birbirlerine karışmayı anlat. Yaşam savaşı içinde yaşamayı; yaşatmayı unuttuklarını anlat. Sevişmeyi anlat onlara. En zor anlarda bile hiç ayrılmamacasına tek vucüt olabilmeyi anlat. Yalnız yürümek zor. Kolayını anlat. Şimdi aç gözlerini aşkım. Söz veriyorum. Her şey çok güzel olacak. Ben sana karıştım aşkım. Artık daha güçlüsün. Bir gün şöförün aniden camı açabileceğini anlat...

İki gün boyunca etkisinden kurtulamadığım,hatta uzun zamandan sonra ilk defa beni ağlatabilen bir film'di incir reçeli. Mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum... Bence izleyenler mutlaka hayatına birşeyler katarlar,izlemeyenler iyice monotonlaşmaya yüz tutarlar.




İncir Reçeli 1 Fragman




İncir Reçeli 2 Fragman



Sizlerde çok fazla etkilendiğiniz film müzik ve kitaplardan bana önerirseniz çok sevinirim :)

11 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Merhaba Berk :)
      Ne söylesen haklısın dostum :D Birgün bu tür filmleri seveceğimi bende düşünmezdim :)
      Ama bir denemeni tavsiye ederim :)

      Sil
    2. Yeni yayın kategorin ve ilk yayının Google'dan bol bol ziyaretçi getirsin dileklerimle... Bu arada benim tarzıma uygun değil ;) İkinci "bu arada" "Anonim" yorum yazmadım ;)

      Sil
    3. Teşekkurler inşaallah ziyaretçi sayımı artırmaya yardımcı olur :) Bu filmide hiç bi arkadasım begenmiyo nedense >_<

      Sil
    4. Güzel olacak. Blog ziyaretçilerinin blogda durma ortalaması 6 dakikanın üstünde güzel, bu tarzını koru... Filme gelince belki filmin konusu aşk-meşk gibi basma kalıp filmler sıkmıştır milleti. Ama bir o kadar da bu tarzı sevenler var. Bu arada yeni yorum yerine, ilk yorumda, "cevap" butonuna basmışım. Ondan "kelime doğrulama" çıkmamış.

      Sil
    5. Teşekkürler :) Çizgimizi korumaya çalısıyorum :) Ilk defa bu tarz bir yazı yazdım ve ilk defa bu konulara değindim.Anlaşılan sıkıcı bir konu seçmişim :)
      Evet yorum yazarken yeni yorum yapmamışsın farkettim :)

      Sil
  2. İncir Reçeli 1'i sevmekle beraber, ikincisinde aynı tadı alamadım maalesef. Lakin ben sadece seviyorum, büyük bir hayranlığım yok zira kalitesiz bir yapım bence. :) İsyan şarkısını çıkardığın taktirde hiçbir duygusu kalmaz bu filmin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Burak;
      Evet bende aynı fikirdeyim, incir reçeli 1 çok güzeldi fakat incir reçeli 2'den aynı tadı alamadım.Ancak ben incir reçeline hasta oldum.Hayran kaldım daha doğrusu.İsyan şarkısıylada pek bir alakası olduğunu düşünmüyorum,kaliteli bir filmdi bana göre :)

      Sil
  3. Canan Tan'ın 3-4 kitabını okudum ama çok fazla duygusal ve kadın bayılıyor aşıkları ayırmaya. Bir gün onu görme fırsatım olursa karşısına geçip ne kadar vicdansız oldugunu söyleyeceğim ona. Kendine gelsin artık valla içim dışıma çıktı ağlamaktan.

    Ve incir reçeli.. Yarım bıraktım ben bu filmin birincisini. Ama izlememe gerek yok öğrendim burdan sonunu :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Lily. Canan Tan gerçekten güzel yazıyor. Bugüne kadar yalnızca iki kitabını okudum ; Yüreğim Seni Çok Sevdi ve Piraye. Bu iki kitapta'da mutlu sonu göremedim. Piraye 'de Haşim öldü, Yüreği Seni Çok Sevdi 'de ise murat-aslı aşkı ayrılık ile sonuçlandı. Mutlu son göremedim yani :) Geçen yıl Canan Tan ile bir imza günü nde kısa bir görüşme şansı edindim ama bu durumu söylemek hiç aklıma gelmedi doğrusu.^_^

      Sil
    2. Bu arada İncir Reçeli'ni mutlaka sonuna kadar izlemelisin Lily, film'in ikisinide izlemeni tavsiye ederim. Hiç burada yazdıklarım kadar olur mu yahu ^_^

      Sil

Yorum yapabilmeniz için gmail hesabınız ile oturum açmış olmanız gerekmektedir. Yorum yapmadan önce Google hesabınızın açık olduğuna emin olun.