Bitmedi, yazacağım daha... Yazmazsam ağlayacağım çünkü, alçakça olacak biraz... [Turgut Uyar]

28 Mart 2015 Cumartesi

Kendi Kendinize Psikoterapi Yapabilirsiniz...

Durun durun, bir dakika. Sakın bana, benim bir ruh hastası olduğumu düşündüğünüzü söylemeyin. "Ben deli falan değilim". Ben sadece bu güzel kış günlerinde yağmur yağmamasına rağmen ( Nisan yagmurlarını büyük bir özlem ile beklediğim dogrudur ) kendi yagmur ortamımı yaratarak ( her ne kadar ıslanmasamda ) biraz olsun huzur ile rahatlamakdan bahsediyorum. Bahsettiğim bu duruma Psikoterapi demek ne kadar doğrudur onuda pek bilmiyorum ama neyse. Hani bazı anlar vardır, hafif yağmur eşliğinde, hafif kar eşliğinde çıkıp gezmek istersinya, tamda ondan bahsediyorum aslında. Çıkarsın yağmur/kar altında başındaki kapşonlu ile yavaş yavaş gezersin. Aslında bu bile insanda çok şey kazandırır, her ne kadar farkında olmasanızda. Kapşonlu ile yağmur/kar altında gezinme adına daha önce  şurada bir yazı paylaşmıştım sizlere. Buradaki ve şuradaki yazılarıma'da bakabilirsiniz.


Genelde yağmur ve kar eşliğinde gezinmeyi severim. Ancak tabiki bununda fazlası zarar. Biraz ruhumuzu dinlendireceğiz diye tamamen hastamı olalım yani. :D Bir süre önce, sürekli takip ettiğim bloglardan birinde "cam kenarında yağmur eşliğinde kahve içerek kitap okuma" eyleminden bahsettiğini ve bende bu eylemi denemeye kalkıp düşüncelerimi şurada sizlerle paylaşmıştım. Aslında yazımın konusuda kısmen bu yönde. Tamam, yağmur'u ve kar'ı çok seviyorum/seviyoruz. Peki bu psikoterapi olayını nasıl yapacağız ? Psikoterapi yapmak adına şunlarıda yapabiliriz;

  • (Tavsiyem akşam saatleri olması, kasvetli bir ortam çok daha iyi olur) Odanızda tek başınıza iken birazdan aşağıda sizler ile paylaşacağım sesleri dinleyerek uykuya dalmayı deneyin.
  • Yok ben uyumayacağım diyorsanız, bahsettiğim yağmur'lu/kar'lı havayı kaçırmadan bu fırsatı değerlendirerek sessiz bir ortamda, cam kenarında (umarım manzaranız güzeldir.) kitabınızı okuyun. (Bu eylem için kitap önerilerim; mümkünse Canan Tan kitapları okuyun, yada Hande Altaylı'da olabilir.)
Küçük öneriler ile yazıma biraz giriş yapmaya çalıştım. Şimdi ise kendi kendimize nasıl psikoterapi yapacağız ondan bahsedeyim.

Bol Bol Kitap Okuyun


Bu mayıs ve nisan aylarını, nisan yağmurlarını değerlendirmek adına bol bol tek başınıza cam kenarında kitap okuyun. Bir süre sonra kitapta yer alan kahramanlar ile olan bağınızın çok fazla kuvvetlenişini fark edeceksiniz. 

Her ne kadar muhabbeti yarım kalsada, aslında bizim en yakın arkadaşımız kitaplarımızdır. Kimse onlar kadar içten ve samimi olamaz. Kimi zaman ağlatır, kimi zaman hüzünlendirir... Ama yinede onlardan bir türlü kopamayız. Çünkü bilirizki; biz farkında olmasak bile kitaplarımız bizlere çok şey kazandırır. Ruhumuzu rahatlatıp dinlendirmesi ise sadece cabası.


Dinlendirici Müzikler Dinleyin


"Dinlendirici müzik dinleyin" demem sizlere garip gelebilir. O halde siz şöyle alğılayın ; "enstrümantal müzik"'ler dinleyin. Evet enstrümantal müzik dinlemek insanı rahatlatıyor buna %100 garanti verebilirim. Kendimi "Pesimist" olarak tanımlayan ben, bu kadar depresif olmama ragmen rahatlayabiliyorsam sizlerde rahatlayabilirsiniz sadece bir kez olsun deneyin. Radyo Voyage'ın şarkılarına bir kulak verin.

Hani derlerya ; "İnsanlar mutlu iken şarkının sözlerine odaklanır, mutsuz iken müziğe/melodilere odaklanır." bu çok doğrudur.


Denemek için bu güzel mart ve nisan aylarında kitap okuyun ve şu melodilere kulak verin;








Bu üç enstrümantal müziğin yanı sıra, sizlere paylaşmak istediğim asıl şey nisan yağmurlarına olan özlem ile ortaya çıkan bu güzel doğa sesleri;


Gökgürültülü Yağmur Sesleri;









Eger sizler'de depresif takılıyorsanız, bunları bir deneyebilirsiniz.



2 yorum:

  1. Zaten insanın bir uğraşı olması yani 'hobi'sinin olması gerekir. En büyük terapi budur. Müzikler ve kitaplar hakiki dosttur edilgen bir dostluk olsa da idare eder. Bu arada güzel müzikler seçmişsin senin de Radyo Voyage dinlemen harika... İnsana huzur veren; bütün karmaşıklıklardan uzaklaştıran müzikler Radyo Voyage'da. Amma reklam yaptım ben de...

    Not: Bu yorumu ilk müziği dinlerken yazıyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Müzik zaten hayatımızı her anında var :) Kitap'da her insanda olması gereken en güzel hobidir. Edilgende olsa en güzel dost kitapdır. Şu sıralar fena sardım kitaplara :) Radyo Voyage'ı senin sayende keşfetmiştim, o günden beri dinliyorum :)

      Sil

Yorum yapabilmeniz için gmail hesabınız ile oturum açmış olmanız gerekmektedir. Yorum yapmadan önce Google hesabınızın açık olduğuna emin olun.