Bitmedi, yazacağım daha... Yazmazsam ağlayacağım çünkü, alçakça olacak biraz... [Turgut Uyar]

16 Mart 2015 Pazartesi

Müziklerim Ve Ben {Mim}


Yine uzun zaman oldu buralara uğramayalı. Yine bir önceki yazılarımdaki gibi buralarda olmayışıma hastalığı'mı bahane etmekte istemiyorum. Bu kez gerçekten vaktim olmadı blog yazmaya... Bunuda yaşadımya artık haftalarca yayın yapmayan bloglara karşı olan önyargımdan arınmış oldum. Demekki blogger'larında blog yazamayacak kadar işi olabiliyormuş :D Gerçi ben biraz kafamı dinlemek için şehir dışına çıkmıştım ama buda geçerli bir sebep sayılabilir sanırım. :) Neyse efenim konuya geleyim... Ben buralarda yok iken kendime en yakın bulduğum, en yakın hissettiğim blogger dostum Mustafa şuradaki bir yazısında sağolsun beni mimlemiş :) Biraz geç kalmış olsamda üzerime düşen görevi yerine getirmek istiyorum.


Mim'in konusuna "müzik ve insan" da diyebiliriz. Dinlediğimiz müzikler ve biz şeklinde algılayarak yazıma başlayayım diyorum. Aslında mim için seçilen konu oldukça güzel, bu konuda bahsedicek o kadar çok şey varki acaba nereden başlasam ? 


Müzik her zaman kitap'dan sonra tumblr'dan sonra kaçılabilecek en güzel duraktır. Çünkü ne yazıkki kitap ile olan muhabbet'imiz genelde hep yarım kalıyor. Bir kitap ile dertleşmek benim haftalarımı alıyor. Tumblr ise en fazla yarım saat :) Bir müzigi bin kez de dinlesem yinede müzik denen kavram tek kullanımlık gibi birşey :) Tek seferde seni alıp götürüyor başka yerlere... Ve bir bakmışşsın bitmiş. Ama yinede vazgeçilemeyecek birşey... 


Aslında dinlemenizi tavsiye ettiğim müzikleri blogumda "Müzik-Şarkı" adlı kategorimde sizler ile paylaşmıştım. Oradan derlemeler yapacak olursam öncelikle "İncesaz"  "Ezginin Günlügüve "Işıl German'ndan başlayabiliriz :) Özellikle bu üç şarkıyı linkler yolu ile sözlerini okuyarak dinlenemizi ve yorumlamanızı istiyorum. Bakalım bu güzel sözler sizler için neler ifade ediyor ? Bunların yanı sıra farklı müzikler için kategorime göz atabilirsiniz. Kategorideki şarkıların birçogunun Hiphop olması sizleri yanıltmasın sakın. Ben her tarz müzik dinlerim. İçlerinde mutlaka sizinde seveceğiniz türden bir şarkı bulabilirsiniz.


Müzik dinlemek denen bu güzel eylem; uyurken, seyehat ederken, iş yaparken, hatta kitap okurken dahi yapabileceğiniz en güzel eylemlerdendir. Ülkemizde örnekleri henüz yeni yeni görülmeye başlansada bazı ülkelerde "müzik" denen kavram o kadar benimsenmişki sokaklar'a dökülmüş... Böyle bir ruha sahip olabilmeyi öyle çok isterdimki... Aslında müzisyenlere ve sokak müzisyenlerine olan hayranlığım çok eskilere dayanıyor tabiki ama "Nejat Yavaşogulları"'a olan hayranlığım herzaman bir başkadır. Biliyorum konu biraz dağıldı gibi ama böyle bir konudan bahsediyorken Bulutsuzluk Özlemi'nden bahsetmeden olmaz. Bulutsuzluk Özlemi'nin sizleri kendine hayran bırakacak bir şarkısınıda şuradan dinlemezseniz çok şey kaybedersiniz ;) Bunun dışında mutlaka ama mutlaka "Bulutsuzluk Özlemi - Bağdat Kafe" adlı şarkıya kulak vermenizi şiddetle tavsiye ediyorum... Normal versiyonun dışında canlı performans'ı (20. yıl şeklinde arama yapabilir yada hiç ugraşmadan buraya tıklayabilirsiniz.) da dinlerseniz ruhuzu okşayabilirsiniz... 


Mustafa'dan gelen bu "mim" vesilesi ile sizlere ruhunuza dokunabilecek türden küçük küçük önerilerden bulunarak görevimi yerine getirdim diye düşünüyorum :) Sizlerinde bu konuda söylemek istedikleriniz var ise yazının altına yorum yazabilir ve sizlerde blogunuzda bu mim'e destek olarak düşüncelerini yazabilirsiniz...

8 yorum:

  1. Müzik bizim kültürümüzde ve doğu kültüründe daha doğrusu İslam kültüründe yasaklanmış durumda. Birileri çıkıp "müzik haram, kadın sesi haram" diye fetva uydurunca biz de müzikten ve sanattan ve duygudan yoksun bir hale geldik. Bu konuyu yazmıştım blogumda "Müziğin Haram Olduğu Bir Toplumda Müzik Tertapi" başlığın ile.

    Evet, özellikle metro müzisyenleri çok hoşuma gidiyor bunu da sık sık yazılarımda dile getiriyorum zaten. Sokak müzisyenliği ve şenlikler; konser ve güzel sanatlar insanı "odun" olmaktan kurtarır :)

    Kitap, müzik ve kahve bu üçü oldu mu gerisi boş gürültü...

    İlk paragrafa gelince:
    Bazen insanın canı yazmak da istemiyor. Aklımda onlarca konu var ama kişisel blogların değeri bilinmiyor. Yaşamın inceliklerini ve içselliği teknoloji ve elektronik metalar aldı götürdü. Bazen insanın yazası gelmiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Müzigi yapmak ve söylemek ile birlikte yaşayanlarada ayrıca hayranım zaten... Sanki dünyaya bu iş için gelmiş gibi öyle güzel yapıyorlarki, sokak müzisyenlerine hayran kalmamak elde değil.

      Bazıları kahve sigara ve şarkı derler ama ben sigara kullanmadığım için seninde dediğin gibi ; "Kitap kahve ve müzik" diyorum. Bunlar olduğu zaman insan, psikoterapiden çıkmış gibi mutlu oluyor :)

      Evet ne yazıkkı şu sıralar pek yazamıyorum :( içimden geldmiyor aslında nedenini hala çözemedim ama öyle :D

      Sil
    2. içinden gelmese de sen yine yaz. Bırakma yazmayı ;) çünkü yaşama bıraktığımız izler bütün yazdıklarımız ve bütün yaşanılanlara...

      Sil
    3. Evet :) herşeyden önce "Hayatı kaydet"'mek :)

      Sil
  2. Müzik dinlemek günlük aktivitelerin enn güzel ama en kolayıı..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ve bir o kadar da vazgeçilmezi... :)

      Sil
  3. Güzel bir yazı olmuş.Bende genelde Karadeniz Müzikleri dinlerim.

    YanıtlaSil

Yorum yapabilmeniz için gmail hesabınız ile oturum açmış olmanız gerekmektedir. Yorum yapmadan önce Google hesabınızın açık olduğuna emin olun.