Bitmedi, yazacağım daha... Yazmazsam ağlayacağım çünkü, alçakça olacak biraz... [Turgut Uyar]

15 Mayıs 2015 Cuma

Vloglar Blogların Önüne Geçebilir mi ?



Teknolojinin hızla gelişmesi ile günümüz insanlarının alışkanlıklarıda değişiyor... Blog kavramının geçmişi çok eskilere dayanıyor olsada, sosyal paylaşım siteleri blogların arka planda kalmasına neden oldu. İnsanları son derece tembel hale getiren sosyal medya, yavaş yavaş okuma alışkanlığınıda insanların elinden almaya başladı. Görüyorumki kimse uzun yazıları okumak istemiyor. Neden bu kadar zor geliyor bunuda anlamış değilim. 

Şimdi ise asosyaller sosyal paylaşım sitelerindeki o birkaç satırlık yazıları dahi okumadan anasayfadaki video'lara yönelmeye başladılar. Videolar artık daha çok ilgi çekici hale geldiler. Bu gidişin sonu ne mi olacak ? Olan oldu bile gençler! 
Gözünüz aydın! nur topu gibi, yeni bir internet kavramı daha hayatımıza girdi; Vlog.

Vlog kavramı bir çok insana garip gelsede yakından tanıyorsunuz zaten. Yakın geçmişte vine denen saçmalık ile türkiye vlog dünyasına çoktan giriş yaptı. Anlamsız olan o videolar blogların önüne geçmeyi başardı. Burdanda anlayabiliyoruz ki günümüz insanı bilgiye değilde, eğlenceye yoğunlaşıyor, yazı / deneme / makale okumuyor. Ne günlere kaldığımızı siz düşünün artık. Görsellik yoksa kimse birşey ile ilgilenmiyor. 

Böyle bir kavram neden çıktı ? 

Aslında blog kavramı, yazmak,rahatlamak ve bilgi vermek için ortaya çıkan bir dünyadır. Bloglamak her zaman iyidir. Bol bol yazın ve okuyun, ne kaybedersiniz ki ? Ben blog yazmaya sadece, insanlar yazdıklarımı okusunlar diye başladım. Birileri bana kulak versin istedim ve yazmaya başladım. Bir blogger olarak çevremden aldığım ilk tepkiler şöyle ; 
  • Para kazanıyor musun ? 
  • Ne kadar para kazanıyorsun ? 
  • Para kazanmıyorsan neden uğraşıyorsun.
  • Boş işmiş
Ne yazıkki aldığım tepkiler genelde bu yönde. Ben blog açarken para kazanma gibi bir düşüncem yoktu. İlk olarak birilerinin yazılarımı okumasının güzel bir duygu olduğunu düşünerek başladım. Şuan blogumda reklam banner'ları ve tanıtım yazları yayınlıyorum. Sizlerde hoş görürsünüzki bu blog'unda bir domain gibi giderleri var ve bunların yıllık olarak karşılanması gerekiyor. Hemen öyle farklı düşüncelere kapılmayın, çokta büyük paralar ile oynamıyoruz. Oldukca cüzi miktarlar. Sizlerde biz blogger'lara bir fincan kahve ısmarlamak isterseniz reklamlar'a tıklayabilirsiniz :D 

Konuya dönecek olursak, her blogger yazmayı sevdiği için ve bilgi vermek için blog açıyor. Ama vine ile başlayan, çeşitli platformlarda fenomen olmak için türeyen vlogger'larda var.

Peki Vlog'lar kötü birşey mi ? 

Kimse beni yanlış anlamasın, ben burada vlog'ları asla kötülemiyorum. Sadece bir kısmının anlamsız olduğunu düşünüyorum. Aslinda vlog denen şey blog'dan türetilmiş bir internet kavramıdır.Ancak vine gibi 7-10 saniyelik anlamsız videolar çok gereksiz diye düşünüyorum. Bir insan bunu neden izler ki ? Vlog'lara merak sardıysanız şuradan motovlog'a bir göz atabilirsiniz.


Peki vloglar bloglar'ın bilegini bükebilecek mi ? 


Günümüzde bir çok insan vlogların bloglardan daha fazla popüler olduğunu düşünsede ben öyle olduğunu düşünmüyorum.


Görselliğe önem veren birçok insan bile mutlaka bir blog'a ihtiyaç duyuyor. Şöyleki; vlogger'lar insanların her ihtiyacını karşılayamıyor. Oysa blog'lar öylemi ? İstediğiniz bir konuda bilği sahibi olmak birşeyler öğrenmek isterseniz Google aramalarında ilk olarak sizleri blog'lar karşılıyor. 



Hepimiz mutlaka ama mutlaka Wikipedia'dan bilği almışızdır. 

Üstelik son zamanlarda youtube'un sık sık kapatılması, erişimin engellemis gibi durumlarda "yasaklamış sitelere nasıl girilir" gibi aramalar ile biz blogger'lerdan yardım almadınız mı ? :) O halde blog'lara saygı duyalım. :) 

12 yorum:

  1. Blog yazmak öncelikle hayal gücü istiyor. İnsanın zihin ve düşünce dünyasından yansımalar kişisel bloglara yansıyor. Çeşit çeşit konular... Teknoloji blogları yine öyle. Benim için bloh "hayatı kaydet"tiğim bir alandır.

    İşte, düşünmeden; hayal etmeden; okumayan; eleştirel bir düşünce yapısından uzak, önümüze her getirileni kabullendiğimizden olsa gerek okumak yerine Vine gibi video servisleri; ya da "caps"ler aldı başını gitti. Yani insanlık realiteye gözünü bunlarla kapatıyor. Düşünme, hayal etme; sorma, sorgulama: sadece eğlen! Çılgınca sosyal medyada vakit geçir; TV'de de kuzu kuzu otur dizi izle, hikaye dinle...

    Blog yazarlarına sorulan en embesil sorulardan biri "kaç lira kazanıyorsun" cevabın benimki gibi olursa, "boş işler" der geçerler. Ben artık kızmıyorum, ve hiç cevap vermiyorum bu düşüncedeki insanlara. İnsanların ön kabullerini, düşünce yapılarını bir anda değiştirmek çok zor. İşte mevcut inanç sistemi; teknoloji, sosyal medya; eğitim; siyaset hepsi birlikte insanları düşünmemeye doğru itiyor. Araştıran, sorgulayan, eleştiren kişiler yerine; el etek öpen, düşünceleri bloke edilmiş insanlara doğru evriliyoruz. Bilinç durumumuz büyük bir mutasyon geçiriyor.

    Bloğumda "Absürt İşler" bölümünü bu eleştirilere ithafen yazıyorum. Ama yorumlar genelde sövgü oluyor. Söv ve kurtul.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blog yazabilmek için gerçekten güncel dergiler, güncel bloglar ve güncel roman / deneme okumak gerekiyor diye düşünüyorum. Ayrıca takip ettiği sayılı blogları blogumun sag tarafında "takip edilesi" bölümünden görebirsin. Bu takipler ve okumalar bana çok şey kazandırdı.

      Günümüzde ise amatör (ben amatör olarak sınıfladırıyorum) internet kullanıcıları ne yazıkki genelde görselliğe önem vererek eğlenceye yoğunlaşıyorlar. Ama ben yinede blogumda "sadelik"'den vazgeçmeyecegim. Bu ne kadar dogru o da tartışılır tabiki.

      Blog yazarlarına sorulan gelir sorusunu artık bende garipsemiyorum :) Hatta inadına çok para kazandığımı söylüyorum :D bunun üzerine blog açmaya yeltenen çok arkadaşım oldu etrafımda. İş yürümeyince "boş işmiş" diyip bıraktı. Acaba boş olan blogmuydu kendisi miydi ?

      Ama ne olursa olsun, takip ettigim bloglar böyle bloglamaya devam ettiği sürece bende onların izinden gitmeye devam edecegim...

      Sil
    2. Evet kesinlikle haklısın. Kişisel blogların yeri ayrı ve hepsinin bir ruhu (bilinci) var sanki! Zaten kişisel blog dünyası ayrı bir dünya. Azınlık olsak da bence çok güçlüyüz ;)

      Sil
    3. Gerçektende farklı ve güzel bir dünya :)

      Sil
  2. Dediğin gibi vlog karamı blogdan türeme ki zaten ikibinoniki civarında blogcular arasında, ara ara kamera karşısına geçip konuşmak yani vlog yayınlamak serüveni başlamıştı.. Daha o zamanlar birkaç denemem de oldu ama son bir aydır vlog konusuna oldukça önem veriyorum.

    Şahsi fikrim: vlog, blogların önüne geçmek için değil onları desteklemek için var. İnsanlar bizi merak ediyor yazdıklarımızdan ve fikirlerimizden ötürü ve bizde onları merak ediyoruz aslında. Kalkıp bir araya gelme şansımız da yok. Vlog, okurla buluşmak gibi geliyor benim için ve ayrı bir zevki var :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada bahsettiğim vlog; vine türünde olan anlamsız şeyler :) Onların adını vlog koymak biraz anlamsız diye düşünüyorum, onun haricinde benimde takip ettiğim, severek izledigim vloglar tabiki var. Ama vine türü 7 - 10 saniyelik anlamsız videoların adını vlog koymak pek dogru degil bence.
      Blogdan türemiş olan vlog'un okurlar ile buluşma noktası olduğunu örnekleri ile görüyoruz zaten (y) :)

      Sil
  3. Dünyanın gerçeği bu. Görsel her zaman, daha kolay ve cezbedici geliyor. Ama bloglar için bir tehlike yok bence. Söz uçar yazı kalır derler. Bilginin ve gelişimin yolu yazılardan geçiyor. Er yada geç bizde millet olarak, okumanın değerini kavrayacağız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, hoşgeldin Kedi Dedi;
      Gerçektende görsel cezbedici geliyormuş, bunu iyice anlamış, kavramış oldum. Bencede bloglar için bir tehlike yok :) okurlar var olduğu sürece her zaman yazılmaya devam edilecek şeyler olacaktır. Umarım okumanın değeri çok geç olmadan kavranır.

      Sil
  4. Turkiyedeki gencler genellikle birbirlerinin hoslandigi alanlara yoneliyor. Birisi nerede ise, digeri de orada hesabi. Ben bloglara ilgi azalsa da, bir kisimin hic bu isi birakmayacagini ve bir kisim yeni gencligin de bu ise baslayacagini dusunuyorum. Lakin vlog izlemek daha cazip geliyor. Neden mi? Cunku bir is ile ugrasirken ayni zaman da bir video'yu da dinleyebilirsin. Bir tas ile iki kus. Kisacasi vlog blogu gecer :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Yeşeren yaprak,seni burada görmek ne güzel :) Evet, popüler kültürün etkisi çok oluyor gerçekten, bu sebepten dolayı insanlar farklı alanlara yöneliyor olabilir. Dediğiniz gibi, bloglara olan ilginin azaldığını görüyorum ancak ben buralara yazmaya çok alıştım ve çok seviyorum. Blog yazmayı kolay kolay bırakmam :) Yazımda ne kadar çok eleştirmiş olsamda bende zaten vlog izliyorum. Benim bu yazımda bahsettiğim vlog kavramı ; yedi saniyede saçmalıklarla dolu vine'ydi. Ben vine türü vlogları eleştirmiştim. Bunu birkez daha belirtmiş olayım :) Yorumunuz için teşekkürler :)

      Sil
  5. Artık kolay yoldan o kadar insanlar üşengeçliğin yolunu buldu ki, artık 'blogum var' dediğimde insanlar o da ne dermiş gibi bakıyor ve sinirlenmeye başlıyorum. Gerçekten her kelimenizde haklı olduğunuzu düşünüyorum ve bunlara bir son verilmesi gerektiğini düşünüyorum. İnsanlar üşengeç olduğunu bile anlayamıyor. Belki üşengeçlik değil bu, ama bana göre kolay yola kaçmak oluyor. Bazı arkadaşlarım sürekli 'wattpad' adlı bir site saçmalığından hikayelerini-kitaplarını yayınlıyor ve 1 milyon görüntülenmeyi geçti mi hemen kitaplarını çıkartıyorlar, imza günlerine gidiyorlar; bir de baktım herkesin dilinde... Kolay yoldan kitaplarını çıkartıp kolay kurgularla insanların dillerini düşmelerini istiyorlar. Oysaki keşfedilmemiş, eğitici-öğretici kitaplar bastırmak için bir işin başına geçince daha güzel oluyor. Kimse senin kitap yazdığını ve bir otobüste yolculuk yaparken bu otobüsten bahsedeceğini bilmiyor. Bir süre sonra imza günlerinde görülebileceğini bilmiyorlar. Kitapevine gidince 'ben kitap bastırmak istiyorum' sözlerini söyleyince o heyecanı vermiyor. Belki kitabın basılmayacak ve hayal kırıklığı yaşayacaksın ama bir süre sonra harika bir kitap da bastırabilirsin. Gerçekten çok vahim bir durum ve her öyle yazara ben yazar diyemiyorum. Kolay yola kaçmaktan başka bir şey değil ve hiç hoş bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bu yazıyı paylaşıp, fikirlerinizi yansıtmanızı çok beğendim gerçekten. Ben de bir nebze fikirlerimi paylaşmış oldum. Teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba İrem :) Öncelikle yorumun için teşekkür ederim. Evet, benimde çevremde blog'umu ilginç karşılayanlar var. Hatta gereksiz diyenler bile çıktı. Yazık cidden :)
      Bu biraz tembellik birazda geri-lik bence. Yahu 2015 yılındayız, daha damı okumayacağız ? Ayrıca okumayıpda ne yapacağız ? :D
      Ayrıca wattpad uygulaması ile yazdıklarını paylaşarak bir yere gelmek biraz zahmetli ve garip bir durum. Şahsen bende amatörde olsam bir roman yazıyorum fakat hiçbir yerde yayınlamadım. Ben günümü kitap okuyarak geçirenlerdenim. Kendi yazdığım romanı her hafta baştan okuyor, ve değerlendiriyorum. Akıcı bir şekilde olup olmadığını kontrol ediyorum. Neyse konuya dönelim. Kitap yazmak kolay birşey değildir. Bu tür platformlarda oyuncak edilmemeli. Iki karakter çıkarıp basit bir kurğu ile yazmak yazarlık degildir :) Seninde söylediğin gibi İrem ; "Gerçekten çok vahim bir durum ve her öyle yazara ben yazar diyemiyorum."

      Sil

Yorum yapabilmeniz için gmail hesabınız ile oturum açmış olmanız gerekmektedir. Yorum yapmadan önce Google hesabınızın açık olduğuna emin olun.