Bitmedi, yazacağım daha... Yazmazsam ağlayacağım çünkü, alçakça olacak biraz... [Turgut Uyar]

11 Haziran 2015 Perşembe

"Yazılarım Ne Kadar Okunuyor ?"Kaygısı Olmamalı Bloggerda



"Acaba yazılarım okunuyor mu ?" yada "ne kadar okunuyor" şeklinde düşüncelere kapılmamalı bir blogger. Yani en azından ben böyle düşünüyorum. Amaç popüler yada fenomen olmak olmamalı. Yazmayı sevdiğin için yazmalısın. Bloglamak yada bloglamamak, işte bütün mesele bu.

Blog kavramı ile tanışmadan önce hep defterlerime, oraya buraya kararlardım birşeyler, hâlende karalıyorum zaten o ayrı bir mesele tabii. Okuduğum kitapların / romanların / denemelerin ve makalelerin benim üzerimde çok büyük etkileri oldu. Bunun biride tabiiki bir şeyler yazmak; "her ne olursa olsun yazmak".

Blog açıp yazmaya girişen her blogcu gibi bir süre sonra bende SEO denen illet ile tanıştım. "Vakitlerine anlam katıp site açıp yazılar yazan insanları rekabet içine sokup, birini bir diğerinden üstün gösteren" bu illete az sövmemişimdir. Ayda bir yazı yazan sitelerin alexa sıralamasında daha iyi yerlede olması çeşitli küfürler türetip yeni küfürler ögrenmemdeki en büyük etkendi. Az yazan bir site çok yazan bir siteden nasıl daha fazla trafik çektiği üzerinde çok kafa yorduğum doğrudur. Bir çok forumda, blogda bu konu üzerinde makaleler okudum. Hepsinin ortak bir noktası vardı; "özgün içerik". Ama zaten yeteri kadar özgün içerik üretiyordum, peki nereden yanlış yapıyordum ? Merakıma yenik düşüp araştırmalar sonucunda altyapımı değiştirmeye karar verdim. 

Google, Yandex ve Yahoo gibi arama motorlarında üst sıralarda olmak için bol bol özgün içerikde yetmeyebiliyor. Sitenin bulunduğu altyapınında bu konudaki rolünün çok büyük olduğunu farketmem çok zaman almadı. Bu yüzden altyapımı değiştirip durumu gözlemlemeye karar verdim. SEO konusunda en iyi altyapı olan WordPress ile 2 haftalık bir maceram oldu. Sadık takipcilerim bilir, bir ara WordPress'deydim. 2 haftalık bu kısa sürede alexa dünya sıralamasında 400.000 siteyi sollayarak internet aleminde 400.000 adım ileri gittigimi hatırlıyorum. Gerçekten inanılır gibi degildi. Alexa dünya sıralamasında 400.000 adım üst sıralara çıkmıştım. Üstelik hiç yazı yazmadan! Sadece WordPress'e geçmem yetmişti. Tabii oradada barınamadım, o ayrı mesele. Tekrar eski altyapıma döndüm. Pişmanmıyım ? Tabiiki "Hayır".

Çeşitli yöntemler ile internet aleminde üst sıralarda durmak ile aslında bu işin yazı yazmak ile pek alakası olmadığını anladığım günden beri bu sayıları kafama takmıyorum. Garip bir durum çünkü. Ayda bir yazı yazan siteyi haftada bir yazı yazan siteden üstün gösteren sisteminde mk. Madem içeriğin kalitesine göre değilde SEO bilgisine göre kıyaslanılıyor. O zaman ben bu oyunda yokum arkadaş. Ben zaten kendimi bildim bileli yazı yazmayı seven, okuma aşığı biriyim. Böylede devam edeceğim blog yaşantıma. Her zamanda belirttiğim gibi popüler yada çok okunan bir blog yazarı olmak için bu işe girişmedim. İlk önce kendim için, yazmayı sevdiğim için başladım bloglamaya. Böylesi daha güzel değilmi ? 

28 yorum:

  1. Bu sıralama muhabbeti bence de çok saçma.Neredeyse 4 yıldır blog yazıyorum ama seo ne dersen bilmem:)Yani alexa muhabbetinde de yeni sayılırım.Sadece bloğuma bir alexa html kodu koymuştum öylece duruyor.Alexa sıralamamı sorsan bilmem:) Yani bu sıralama muhabbeti gerçekten çok komik.Sonuçta biz yarış atı değiliz ki.Her özgün blog bana göre 1.dir:)Sonuçta herkes kendinden birşeyler yazıyor.Blog açmamızın amacı da bu değil mi zaten?Kaç kişinin sitesi benden önce veya sonra bundan bana ne?Bence alxa sıralaması iyi olan bir blog kaliteli bir blog olacak diye bir şey yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama ne yazıkki böyle bir sistem, böyle bir sıralama var. Eğer bu lanet sayılar takıntı haline gelirse kafayı yemen çok fazla zaman almaz :D O yüzden önemsemeyin, boşverin.

      Sil
  2. Altyapının arama motorlarındaki etkisini bilmiyordum. Paylaşım için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, her ne kadar garip olsada bu konuda altyalının rolü büyük.

      Sil
  3. ben bloggerda yeniyim ve öyle pek de seodan meodan anlamam. sadece yazıyorum ve devam da edeceğim okunsa da okunmasa da ))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Sercan. Bence dogru yoldasın. ilerleyen zamanlarda sakın bu düşüncenden kopma, iyi yerlere gelmek için başka konularda yazı yazmaya yeltenme, içinden geldigi gibi yaz. Yani seo için değil kendin için yaz :)

      Sil
  4. İnsan bazı şeyleri çok okunması için yazmamalı, yazmak istediği için yazmalı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En başta kendisi için yazmalı tabiiki ;)

      Sil
  5. Evet Mustafa "zurnaın zırt" dediği, ya da "zart-zurt" da olabilir zurnaya bağlı bu ses, dediği noktaya geldi mesele. Haklısın. bazen yazmamak daha iyidir. Facebook'ta "fame" olmak isteyen yeniyetmeler, yine Vine videoları ile "kız düşürmeye" çalışan tuhaf tipler gibi blog dünyasının da "hortlak"ları var. Ne diyelim Google ve bütün arama motorları çarpsın bunları :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, birazda zurnaya bağlı tabiiki :D Evet o tür insanlarda var sosyal medyada. Ergen diye tanımlıyorum ben onları. Çünkü facebook twitter vs'de fenomen olmak çok boş, garip ve ego meselesi gibi geliyor bana. Durumlar beğenilince egolarımı tatmin oluyor ne :) Blog meselesine döneyek olursak yazalım gitsin, ne olacak yahu :) Seninde söylediğin google çarpsın o hortlakları (:

      Sil
  6. SEO kimmis arkadasim ya? :) Okunmak icin degil yazmak icin, rahatlamak icin yaziyoruz. Sende böyle düsündügün icin sevindim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Benim gibi düşünen ne çok blogger varmış yahu ^_^ Ne güzel :)

      Sil
  7. güzel konuya değinmişsin
    mesela benim için blog bir ev gibi geliyor kendi evimden bile daha çok seviyorum bazen insan kaçacak bir yer arıyor...
    bir şeyi anlatırken burda kimse seni yargılamıyor çoğu kişi seni senden daha iyi bile anlayabiliyor...gerçek hayatta bulamadığımız dostlukları blabiliyoruz varsın bin değil iki kişi takip etsin bir önemi yok bir cümlene bin anlam katan dostların varken önemi yok takipçinin :)

    eski kapattığım bloğumun takipçisi fazlaydı ama toplasan gerçekten yanında olan insanlar çok az o yüzden takip etmek için takip edenlere yazmamak gerek dostlarına yazman gerek yazıları :) ben tekrar dostlarım için döndüm :) takipçilerim için değil :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Duygu hanım, söylediklerinize harfiyen katılıyorum. Kendi blogumuz olduğu için kimse yargılamiyor kendi içinden geldiği gibi, kendi iç dünyamızı yansıtıyoruz. Daha ne olsun :) Gerçektende takipci çokta önemli değil. Mesela ben blogumu açarken bu tür düşümcem yoktu takipci/yorum gibi. Kendim için, yazmayı sevdiğim için yani hobi olarak başladım. Böylesi daha iyi :)

      Sil
    2. dışarda o kadar insan tanıyoruz onları takipçi olarak düşünsek bir faydası var mı yok o insanlar yüzünden bloglar bir eve dönüşmüyor mu...ağzımızı açsak yargılicak sözde insanlar çok var burdaysa bizim gibi insanlar oluyor..hoşgörü saygı... sevgi var.. bir süre kaybolsak arayıp sormayan akrabaların yerini burada bir hafta gelmesek özleyip bekleyen ulaşmaya çalışan insanlar dolduruyor

      Sil
    3. Dışarda tanıdığımız birçok insan ile buradaki blogcular arasında dağlar kadar fark var. Hatta çevremdeki bir çok insan blog'u boş iş olarak tanımlıyor, bilmeden dar beyinleri ile yarğılıyorlar. Oysa yazmak gibisi var mı ? Burada yapılan yorumlar ve sohbetler gibisi başka yerde olurmu hiç :) Ben samimiyetinize inanıyorum. Ve sizler gibi bende blogları takip etmeyi, onları okumayı ve yorumlamayı çok seviyorum. Yeni yaşamlar,yeni insanlar, yeni kültürler ve daha fazlası... Blog dünyası nir harika :)

      Sil
    4. aynı görüşte olmamıza sevindim :) güzel bir dostluğa işarettir bu :)

      Sil
  8. Kendin için yazmaya, okumaya ve bloglamaya devam. Kendisi için birşeyler yapan insan mutlu insandır.
    Ben blog dünyasını tiyatrocuların ondan vazgeçememelerine benzetiyorum. Sahne tozunu yuttuktan sonra bir daha inemezsin o sahneden derler ya hep, işte blog dünyası da benim için öyle oldu yazdıkça yüklerimden kurtuluyorum daha bir hafiflemiş hissediyorum kendimi. Söyleyemediklerimi yazmak iyi geldi ruhuma...
    Güzel paylaşımlarda buluşmak üzere hoşçakalın...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, sanırım ben bu hususda çok toz yuttum :D Her yazışımda hafifliyorum gerçekten. Söyleyemediklerimi yazıyorum buralara... Blog huzur veriyor bana...

      Sil
  9. Ben de blog yazmaya yeni başladım. Herhangi bir tanınma kaygım olmadığı gibi bir sitede yazıyor olmak kimsenin okumayacağını bilsem bile mutlu hissettiriyor. Bu kadar basit.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence çok dogru bir düşünce. Ve size katılıyorum. Bu şelilde düşünüp yazmak çok daha iyi :)

      Sil
  10. Seo gibi şeylere kafayı hiç takmıyacaksın. Alexa dersen alexa dediğin nedir sanki yükle alexa toolbar gir bloguna sabahleyin sonra akşam çık. Yani üstünde kolay oynanır bir değer alexa. Ben şahsen hiç bakmıyorum desem yalan olur, bakıyorum ama kafaya takmıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç umursamamak, hiç kafaya takmamak en iyisi ;)

      Sil
  11. En çok da bu blogunu sevdim sanırım:) çok iyi hissettiriyor insana ve gereksiz yüklerden arındırıyor ruhu.. elbette herkesin kendi tercihi, çok okunan bir blog olmak da hedeflenebilir, ama benim de tercihim sizinki gibi, yani içimden geldiği gibi paylaşmak, çok beğenilmesi vs o kadar önemli değil. Yeter ki ben kendi içimde doğru olduğunu, iyi bir şey yaptığımı hissedeyim ve paylaşırken keyif alayım, gerisi boş:) Dilerim yazmaya çok ara vermezsin:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim, benimle aynı düşünceye sahip kişileri görmek çok güzel :)

      Sil

Yorum yapabilmeniz için gmail hesabınız ile oturum açmış olmanız gerekmektedir. Yorum yapmadan önce Google hesabınızın açık olduğuna emin olun.