Bitmedi, yazacağım daha... Yazmazsam ağlayacağım çünkü, alçakça olacak biraz... [Turgut Uyar]

13 Ekim 2015 Salı

Büyüdüğümü Ne Zaman Fark Ettim {mim}

Geçen zaman ile büyümek-olgunlaşmak ve adım adım yok olmak...

Okulların tekrar açılması ile insan bir yaş daha büyüdüğünü, bir yıl daha yaşlandığını ve tabii ki sona doğru bir adım daha attığını fark ediyor... Okullar açıldığından beri ders kayıtları yurt kayıtları derken son bir iki haftam biraz daha yoğun geçti denilebilir. Ortalığı vize telaşı sarmadan önceki, son huzurlu günlerimi de yaşıyor olabilirim şuan, bilemiyorum. Bu, sona yaklaşmış olan bir romandaki buruk hüzün ile eşdeğer benim için. Yeni bir hayatın, yeni bir başlangıcın habercisi gibi...

Bütün bu kargaşanın içinde blogger paneline pek giremiyordum bile. Vakit olmuyor bir türlü. Arada sırada birkaç tweet ile yetiniyordum... Geçtiğimiz günlerde mail yolu ile haberdar olduğum bu güzel mim'e cevaben bir yazarak bu durgunluğa son vermeye karar verdim. Zaten pek geç kalmış durumdayım ama idare edin artık ^_^ Yeni tanımış olduğum blogger arkadaşım Muhammet, şuradaki yazısında "Büyüdüğümü ne zaman fark ettim" başlıklı bir yazıda beni'de mimlemiş. Hazır vakitte bulmuşken birazcık bir şeyler yazayım diyorum... Mimler güzeldir.

Büyümek bence sadece fiziksel olarak gerçekleşen bir şey değildir. Düşünce olarak, ruhsal olarak bir çok kez bir adım daha ileri gider insan. En azından ben sık sık bunu kendi içimde hissediyorum ve farkına varıyorum. Ben her hafta onlarca adım atıyorum böyle. Belkide bunlar insanlık için küçük adımlar olabilir, ama benim için büyük adımlar ;) Büyümek bazılarına göre ilk kız arkadaş edinince, bazılarına göre evde yalnız kalınca, bazılarına göre de evden uzaklaşınca olabilir. Bunların her biri doğru sayılabilir tabii ki. Ama bence bütün bunlardan ziyade, insan kendi yanlışlarını veya doğru bildiği yanlışları görebilip bir değişikliğe gidebilirse büyümüş/olgunlaşmış demektir. Bu güzel mim'in konusu olarak büyüdüğümü fark ettiğim anların bir listesini çıkaracak olursam benim listem şu şekilde olabilir; 

  • İlk kız arkadaş edinmek ( Her ne kadar gereksiz bir eylem olsa da, bu mim ile ilgili okuduğum her blog yazısında olan bir madde olduğu için bende eklemek istedim. Konu ile alakalı olarak doğruluk payınında olduğunu göz ardı edemeyeceğimize göre bu listede yeri olabilir diye düşünüyorum. ) 
  • Kitapları sevdiğim ilk an. 
  • Sokakta peçete satan yaşlı amcadan peçete aldığım ilk an.
  • Üniversiteye adım attığım günler... ( Lise yıllarıma kadar her şeyi akışına bırakan bir kişi olarak şu sıralar biraz daha ileriyi düşünür oldum )
Bunlara ek olarak başka neler söyleyebilirim bilemiyorum ama her mim yazımda olduğu gibi bu yazımda'da bu konuda bir şeyler yazabilecek kişiler tanıyorum işte onlar; Mustafa Sönmez, Hunili Lacivert, Çayyaş adaşım, Ali Emre Kaya, Acemi Dünyalı ve daha aklıma dahi gelmeyen tüm blogggerlar, söz sırası sizde.! :D 

11 yorum:

  1. Selam, yeni blogger arkadaşım. :) Mim'e cevap verme nezaketinde bulunduğun için çok teşekkür ederim. Listende ilk sırayı kızları sevmek, ikinci sırayı ise kitapları sevmek maddeleri oluşturmuş. Çok sevgi dolu bir insansın Mustafacım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Muhammet :) Güzel yorumların için teşekkür ederim :) Sevgi dolu bir insan olmak gerçektende güzel bir duyğu. :D

      Sil
  2. Bir de hep çocuk kalanlar vardır onları da unutmamak gerekir. Bu arada "peçete satan yaşlı amca" ilk alışverişin pek ilginç :) umarım bu "mim"e cevap yazabilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Mustafa :) Evet, ilklerden olan alışverişim biraz ilginçti ^_^ Yazarsan cevabını bekliyorum :)

      Sil
  3. Bu arada Kitap Cumhuriyeti 'nin yapmış olduğu yorumu onaylarken kaza ile silmişim. :/ Buradan kendisinden çok özür diliyorum.

    YanıtlaSil
  4. Gerçekten çok farklı bir mim konusuymuş Mustafa:) sen çok güzel ifade etmişsin büyümeyi.. Bense ne yazabilirim hiç bilmiyorum:) yine de davetin için teşekkür ederim:) kitapları ilk sevdiğin an cümlesini de çok beğendim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elbette seninde yazacağım bir kaç şey vardır ^_^ Yazını merakla bekliyorum :)

      Sil
  5. Gerçekten hikayende ki en dikkat edilecek nokta, yaşlı amcadan peçete aldığın an. Biraz ilginç ve güzel bir nokta bence. Zevkle okudum yazını :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için teşekkür ederim emre ^^

      Sil
  6. Ben televizyonda kendi yaşımda futbolcular görmeye başlayınca büyüdüğümü anladım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Mustafa, buda güzel bir ayrıntı aslında. :)

      Sil

Yorum yapabilmeniz için gmail hesabınız ile oturum açmış olmanız gerekmektedir. Yorum yapmadan önce Google hesabınızın açık olduğuna emin olun.