Bitmedi, yazacağım daha... Yazmazsam ağlayacağım çünkü, alçakça olacak biraz... [Turgut Uyar]

31 Aralık 2015 Perşembe

Zamanın Götürdükleri - Kitaplarda Yaşlanır

Şu dünyada herşeyin bir ömrü var ne yazıkki. İnsanın, bataryaların hatta kitapların... Geçtiğimiz günlerde kitaplığımdaki kitaplarıma göz atarken içlerinden bazılarının çok yıprandığını gördüm. Bazılarının yaprakları sararmış, bazıları yırtılmak üzere, bazılarıda okunmuyor bile! İçlerinde bir tanesi varki, durumu çok vahim. Nasıl olmuşta kendi kendine silik hale gelmiş o yazılar bilemiyorum. Kitaplığıma bakarken üç tane kitabımın çok yıpranmış olduğunu gördüm. Ne hikmetse o üç kitabın ortak noktaları, kıramayıp arkadaşlara ödünç olarak verilen kitaplar olması. Bir anlık heves ile okumaya yeltenip, ödünç aldıktan sonra okumayıp ne yapıyorlar da kitabı o hale getiriyorlar bilemiyorum. Çokça da düşünüyorum aslında; "nasıl bu hale gelir bir kitap?"

3 yıl önce aldığım ve kendim kullandığım kitaplar; 3 ay önce alınmış olup, kısa süre sonra birilerine ödünç verilen kitaplardan çok daha iyi durumdalar. Kitap okumayı bilmeyen kişilere ödünç kitap vermemeye karar verdim. Çevremde henüz, sürekli kitap okuyan kişiler tanımadığım içinde artık kimseye ödünç olarak kitap vermeyeceğim. Kitabın sayfasının üzerinde bardak izi var. Şu rahatlığa bak, ben sana o kitabı bunun için mi verdim mübarek :)

Birde yayınevi meseleli var tabii ki. Kalitesiz kağıt ile basılmış olan kitaplar çok daha çabuk yıpranabiliyor. Ama ne yapayım ? Kitaplarda ciltlenir mi acaba ? 

Peki kitaplarımızı nasıl kullanmalıyız ?

Ne yazık ki toplum kitap okumayı bile bilmiyor. Ben kitaplarımı 90 derece açı ile okuyan birisiyim. Kitap sayfalarını asla çok ayırmam uzun ömürlü olsun diye. Ama görüyoruz ki herkes kitabı benim gibi okumuyor... 

Çok uzun zaman önce bir arkadaşıma çok istediği için onu kıramayıp, yalnızca bir kez okumuş olduğum bir kitabı vermiştim. Ve inanın, o kitap benim elimde iken böyle değildi!
kitap vahşeti
Tam bir vahşet.

Kitaplarımızı nasıl muhafaza etmeliyiz ?

Ne yaparsak yapalım bir süre sonra her kitap tozlanıyor, yıpranıyor ve sararıyor. Ben bir çözüm bulamadım buna. Ne yaparsam yapayım, sadece yıpranma sürelerini uzatabiliyorum. Yani kitabın ömrü uzuyor ama sonuç değişmiyor. Sonu hep hüsran, hep hüsran... 

Sonuç olarak elden pek birşey gelmiyor... Ben elimden geldiği kadar, kendim nazik ve temiz kullanmaya çalışıyorum ve bana göre yapılması gereken en basit işlemler şunlar;
  • Kitap okurken çok fazla ayırmadan maximum 90 derecelik dik açı ile okumak.(Kitabın fotoğraftaki hale gelmemesi için)
  • Tozlanmasını önlemek için zaman zaman temizlemek.
  • Kitabı, çok sıcak mekânlarda bulundurmamak.
  • Çok uzun süre, güneş ışına maruz bırakmamak. (Bu şekilde en azından sararmaları geciktirebiliriz.)
  • Son olarak, kitapları rafa dizerken, ya tamamen dik duracak şekilde dizmeliyiz, yada yatay şekilde kitapları üst üste dizmeliyiz. Aksi halde yamuk şekilde durak kitaplarda ilerleyen zamanlarda şekil bozukluğu oluyor.
bunların dışında sizlerinde, önerebileceğiniz, etkili yöntemleriniz var ise, bilmek isterim. ^_^

23 yorum:

  1. Tamamen katılıyorum. Bloğumda bir yazımda da giriş bölümünde yazmıştım bu konudaki fikirlerimi . ödünç kitap asla vermem. Kitaplığımın bir köşesi kolay gözden çıkarılacak kitaplara ayrılmıstır bu yüzden, çok ısrar eden olursa onları veriyorum geri de almıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Samime Bisi, sana katılıyorum. Bir zamanlar bende gözden çıkarmış olduğum kitaplar hakkında böyle düşünüyordum. Ama artık, hiçbir kitabımı o hale getirmek istemiyorum. Kitaplarım ne zarar görsün, ne de ben bu duruma düşeyim :)

      Sil
  2. Yeni yılınız kutlu olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler @Nervenruh . Sizinde yeni yılınız kutlu olsun ^_^

      Sil
  3. Kesinlikle kimseye ödünç kitap vermem. Onlar benim en iyi dostlarım. Yayın evlerine gelince kan emici hepsi. Kültür yamyamlığı yapıyorlar. Kitapları muhafaza etmenin en iyi yolu nemden ve tozdan uzak tutmak olsa gerek. Bir de kapaklı kitaplık tavsiye ederim. Diğeri ise kokudan uzak tutmak. Bir diğeri de asla kitaplık etrafında yemek yeyip bir şeyler içmemek gerekli. Fakat ne yaparsak yapalım vefalı dostlarımız bir gün bizi terk edecekler Mustafa. Fakat hayal dünyamıza ve dünya görüşümüze katkılarını etrafımıza yansıtınca kitaplar görevini tamamlamış olacak...

    Ben 2014 yılında büyük bir hata yaparak kitapları aşırı sıcağa maruz bıraktım. Nereden baksan 150 kitabım şu anda perişan durumda.

    Fotoğraftaki kitabın hali ne öyle... Kitaplara kötü davranandan arkadaş olmaz :)

    Kitaplarım hakkında ben de burada bir şeyler yazmıştım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Mustafa, yorumun için teşekkür ederim. Ben başıma gelen bu olaydan sonra kitaplarımı paylaşmamaya karar verdim. Sanırım biraz acı bir deneyim oldu bu. Fotoğraftaki kitabın şu haline bir bakar mısın ? Neredeyse kopacak >_< Şimdilik hem kendi araştırmalarım hemde gelen yorumların doğrultusunda, kitaplarım için önlemlerimi artırıyorum. Nemden ve tozdan korumaya çalışıyorum. Buna güneş ışığıda dahil.

      Kitaplar hayâl dünyamıza yaşamımıza ve yaşam tarzımıza yön verdiğinde aslında gerçektende görevini yeteri kadar yerine getirmiş oluyorlar. Yinede onlardan ayrılmak zor birşey.

      150 kitabın bu hale gelmiş olması acı bir durum. Bizler buna tanık olmak ile yetinmeyip, bundan bir ders çıkarmalıyız.

      Fotoğraftaki kitabıma gelince... ŞahMat adlı bu kitabım, en sevdiğim polisiye romanlarımdan biriydi. Bu saatten sonra o kitabı tekrar okumam mümkün değil. Okuyacak olsam muhtemelen elimde kalır, yırtılır gider... Şimdilik kütüphanemde "Polisiye Romanları" bölümünde öylece duruyor. Sanırım o kitabın yenisini almam gerekecek. Kitaplara kötü davranandan arkadaş olmazmış, bugün bunu anladım...

      Yorum sonun link verdiğin yazıyı hatırlıyorum. Daha önce okumuş ve yorumlamıştım ^_^

      Sil
  4. Merhabalar.
    Kitaplarıma karşı ben de çok merhametliyimdir. Onları aynen küçük çocuklarım ya da torunlarım gibi görür ve öyle de korurum. Ne yazık ki, birilerine ödünç verilecek kadar kitabım olmadı hiç. Olanlara da gözüm gibi bakarım.
    Yeni yılınızı kutlarım. yen yılın tüm insanlığa sağlık, huzur ve mutluluklar getirmesini dilerim.
    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Recep Bey, iyi niyetlerim ile yeni yılınızı kutluyorum. İnşaALLAH 2016 ülkemize ve dünyaya barış ve huzur getirir. Kitaplar konusuna dönecek olursam; kitabımı ödünç verdiğim şekilde alamadığım günden beri kimseye ödünç kitap vermiyorum. Bu kararımıda yeni aldım. Kişi, elbette kitaplarına arkadaşı, çocuğu, torunu, sevgilisi gibi davranmalı. Sonuçta bir nevi hayat arkadaşı değilmi ? ^_^

      Sil
  5. Kardeşim kitabın hali ne böyle :) Siz böyle yazınca moralim bozuldu. Çünkü kitap takasla ilgili web uygulaması olarak bir projem var kafamda, çalışmaya da başlıyacam yakında. Ama sizlerin yazdıklarına bakınca kimse kitaplarını paylaşmaz o zaman, projem patladı sanki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Mustafa,kitap okumayı bilmeyen birine kitap ödünç vermenin sonu o fotografdaki gibi işte. Ben o projeye çok fazla katılımın olacağını sanmıyorum. Bence başka bir fikir bulsan daha iyi olur ^_^

      Sil
    2. Fikir aslında hoşuma gitmişti, kenardaki kitapların başkalarına da yardımcı olabilmesi için, ne biliyim projeyi de yapmak istiyorum. Sizin gibi kitaplarına çok bağlı olmayanları bulurum bende :) En azından az bağlı kişileri :)

      Sil
    3. Az bağlı kişiyi bence biraz :) Bu proje biraz fazla uğraştırır bence, ama yinede sen bilirsin Mustafa ^_^

      Sil
  6. Benim 5 senelik kitaplarım tertemiz duruyor tabi başkalarına verdiklerim dışında.Adama kitap veriyorsun gidip üzerine çay döküyor bir de utanmadan o şekilde geri veriyor:) Çoğu kitabım geri gelmedi bile:) Ben de kitap vermeme kararı aldım;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Kitap Cumhuriyetim, keşke benimde kitaplarım minimum 5 yıl dayansa ^_^ üzerine çay dökülen, bardak izi olan vs kitaplar geri geliyor yada hiç gelmiyor -_- Bende bu sebeplerden dolayı artık kitap paylaşmamaya karar verdim :)

      Sil
  7. Gerçekten çok bilgilendirici ve öğretici bir yazı olmuş. Ellerine sağlık hocam. :) Bu arada bilgisayar modelin asus k555l mi? Touchpad ve yanda ki 3x uzatılmış batarya ömrü yeri olan yerler , renkler aynıda o yüzden sorayım dedim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Furkan, güzel yorumun için teşekkür ederim. :) Evet bilgisayarım Asus k555l :) Güzel bir notebook. Adeta canavar ^_^

      Sil
    2. Aynısı bende var. :D Aynen dediğin gibi. Ateş ediyor. :) Kaçıncı nesil olan peki sendeki hocam? (Bendeki 5.nesil i5 , 8gb ram)

      Sil
    3. Çok harica bir notebook. Benim pc'de 5. Nesil i5, 12gb ram, 1tb hdd. Temel olarak özellikler böyle. Pc hakkında detaylar için buraya tıklayabilirsin. Beni tek endişelendiren, bataryanın içe gömülü olması, ama asus'a güvenim tam ^_^

      Sil
    4. Tek farkımız RAM . :) Aynen o batarya benim içinde öyle durumda. sistemler anyı benim ram 8 senin 12 o fark var. Ama bayadır kullanıyorum. Gerçekten güzel makine. :)

      Sil
    5. Birde metal kasa ya o da çok iyi bir avantaj. :) Asus sağlamdır ya. :)

      Sil
    6. Ben kötü bir yönünü görmedim bu güne dek ^_^

      Sil
  8. Bu 3.yanıt oldu. Senin hesaba bağladım . :DD Tek fark ram değilmiş ya. Ekran kartı benim 840m senin 940m miş. :) Ekran kartı ve ram farkı var. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D :D :D o kadar detaylı inceleyip farkına bakamadım Furkan :) Bana bir mail atarsan bu konu ile ilğili konuşmak isterim ^_^

      Sil

Yorum yapabilmeniz için gmail hesabınız ile oturum açmış olmanız gerekmektedir. Yorum yapmadan önce Google hesabınızın açık olduğuna emin olun.