Bitmedi, yazacağım daha... Yazmazsam ağlayacağım çünkü, alçakça olacak biraz... [Turgut Uyar]

3 Ocak 2016 Pazar

Pazar Yazısı #10


Yeni yıla girmiş olmak ile birlikte, 2016 yılının ilk Pazar Yazısını yazıyorum. Pazar Yazıları ile nice yılları dilerken, buruk bir sevinç sarıyor heryanımı. Zaman su gibi akıp gidiyor ve ben geçen yıl ile bu yıl arasında hiçbir fark göremiyorum. Belkide yeni yılı henüz tamamen yaşamış sayılmayışımdandır. Belki ilerleyen günlerde, geçen yıl ile farklılık gösterecek olumlu gelişmeler yaşayabilirim... Bazen yazacak birşey bulamıyor olsam bile, herşeye rağmen birşeyler yazmayı ve karalamayı seviyorum. Yazacak birşey bulamadığımda, yazacak birşey bulamayışımdan söz ediyorum. Bende böyle bir deliyim işte. Bu eylemi çok uzun zamandır sürdürürken, bir gün bütün bunları bir arada toplamam gerektiğine karar vererek bu bloğu açıverdim. O günden beri burada takılıyorum. Amacım, yıllar sonra binlerce yazıya ulaşmak ve herbirini tek tek okumak. Ve özellikle Pazar Yazıları serisini mimimum #99'a ulaştırmak. #99 yaptıktan sonrada, bunca aylık alışkanlığı bırakmak pek kolay olmaz galiba. Bu seri uzar gider... O halde nefes aldığım sürece yazmaya devam edeceğim. Yazmaktan kime, ne zarar gelmişki ? 

Kente yılın ilk karı düşünce, bir öğle vakti yürüyüş yapmak istedi canım. Tıpkı eski günlerdeki gibi. Ama bu pek mümkün olmadı. Lapa lapa yağan kar eşliğinde ayaklarım altında ezilen kar sesleri ile hafif bir gezinti yapmak çok güzel oluyordu. Yılın ilk karı ile bunu yaşamak istedim. Ama kuru sert rüzgar bunu hiç mümkün kılmıyordu. Her zaman büyük keyif ile yaşamış olduğum bu his, bu kez tam bir ızdırap olmuştu. Oysa ben kışı böyle beklemiyordum. Hüsran dolu o günlerim 2015 yılında kalmamışmıydı ? Ben tüm hüsranlarımı 2015'de bıraktım sanıyordum oysa. 2016 yılınında ilk hüsranını bu şekilde yaşamış oldum. Neyse, belkide ilerleyen günlerde lapa lapa yağan kar altında yürüyüşü çok iyi yaşayabilirim. Henüz yılın başındayım. Ve ben, o muhteşem an için tetikte olacağım. Sert rüzgarların olmadığı, yumuşak bir kış akşamını bekleyeceğim. Zaten hep beklemekle geçmiyormu ömrümüz ? Bunuda bekleyeyim, ne olacakki?

Israrla bitmek bilmeyen kitabımı okuyorken biraz ara verip twitter'a göz atayım dediğimde, twitterda'da takip etmiş olduğum bir blog yazarının tweet'ini gördüm. Tweetde dikkatimi çeken ilk şey "Pazar Notları" cümlesiydi. Tweet içimde geçen bu cümle beni heyecanlandırmıştı. Benim yapmış olduğum bu yazı serisinden sonra bu tür, benzer bir isime sahip bir yazı/yazı serisi görmüş olmam beni biraz etkilemişti. Tweetdeki linke tıklayarak, Haşmet Bababoğlunun sabah gazetesindeki köşe yazılarına ulaştım. (Bkz; http://www.sabah.com.tr/yazarlar/babaoglu/arsiv)  Ve o an "köşe yazarı" tanımının ne olduğunu ciddi anlamda merak etmeye başladım. Ve tabii ki normal olarak bende bu tanıma daha önce defalarda rastlamıştım, ama bu kez bir farklıydı... O an aklımda sadece şu cümle yankılanıp duruyordu ; "köşe yazarı", "köşe yazarı", "köşe yazarı"... Köşe yazarı denen şey aslında tam olarak neydi  ? Ve onu diğerlerinden ayıran şey neydi? Neyse, köşe yazıları okumak keyifli oluyormuş bunu fark etmiş oldum. İyide ben hiç gazete alıp okuyan biri değilim ki. Zaman zaman internet üzerinden (habertürk) biraz manşetlere göz atarım hepsi bu kadar. Haşmet Babaoğlunu'da henüz bugün tanımış iken, sürekli okuyup takip edeceğim güzel köşe yazarları arayışına girdim. Yeni yeni yazarlar keşfetmek istiyor canım. Önerisi olan ?

Yeni yılın ilk pazartesi gününe saatler kala, 2016'nın ikinci hüsranınıda yaşamak istemiyorum. Belki bu yıl pazartesi ile güzel geçiniriz ha, ne dersin ? Bu pek mümkün görünmüyor olsa'da, pazartesi günü ile barışık yaşamak güzel olurdu doğrusu... Zira pazartesi günü her daim ruhen karşıma çıkan bir engel olmuştur. 

Bir pazar yazısı daha yazmaya başlamadan önce buzdolabından çıkarmış olduğum rus salatam artık soğuk değil. Bu soğuk kış gününde rus salatası birazcık ılımıştır diye umuyorum. (Bkz;http://goo.gl/W3jYMX)Makarna, yoğurt ve mayonez ile karışmış olan garnitür damaklarda enfes bir tat bırakıyor... Bu tadı seviyorum...

Diğer pazar yazılarım için buraya tıklayın.

8 yorum:

  1. Bizim burada kar filan yok. Yagmur olacakmış haftaya. Egede olunca böyle oluyor.
    Kendi evime gidince karı ve soğuğu göreceğim:)
    Bizim dershandeki edebiyatçı bütün köşe yazarlarını takip ettiğini söylüyordu:)
    Şimdide bir hocamız var bazen bize okuduklarını okuyor.
    Rus salatasını görünce nasıl canım çekti bilemezsin:) afiyet olsunnnnn

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam le yan, egeninde güzelliği bir başka zaten ^_^ egeyi ege yapan o havasıdır zaten :) Kendi evin hangi ildeydi ki le yan ? Memleket ? Birkaç köşe yazarı önerebilir misin peki ? Dersanede aklında kalan isim yokmu ^_^ ? Rus salatası farklı bir tat ve güzel. Ayrıca teşekkür ederim. ^_^

      Sil
    2. Merhaba
      Egenin havası başka her dakika değişebiliyor.
      Memleketi başka yerden yazıcam sana;)
      Hic yokki aklımda ama gazete yazarlarından takip ediyordu. Birde o gazetelerin kendi sitesinde paylaşıyorlar galiba hoca telefonundan bakıp söylüyordu.
      Evet eve gidip annemin yemegini yemek istiyorum:) açım buralarda

      Sil
    3. Anlıyorum. Yinede ege candır ama ^_^ O halde araştırmaya devam edeceğim köşe yazarlarını :) Ev hasreti başkadır tabii ki. Seni anlayabiliyorum le yan.

      Sil
  2. Yazmak başka birşey yaa. Bambaşka birşey.. Trabzonda da aynı durum.. Kuru soğuk kar keyfini eve taşıdı, camdan seyrediyoruz şimdilik.. Gazete en son lisede alırdım. Hergün de alırdım hatta. Ama şimdi almıyorum nedense.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Aihara, yazmak ile ilğili görüşün çok güzel. Dediğin gibi bambaşka birşey. Kuru soğuk bir an önce yerini yumuşak kar yağışına bıraksa iyi olur. Camdan seyretmekte çok çok çok güzel ama gezmek bir başka ^_^ Gazete okumak güzel olabilir. Bende şu sıralar düşünmüyor değilim...

      Sil
  3. Rus Slatası güzel oluyor gerçekten. Yeni yıl dediğimiz şey bizim tarihlendirmemiz, bizim uydurmamız... Zaman sürekli devam ediyor. Yani yaşamı ve yaşadıklarımızı yıllara bölmenin bir anlamı yok ki! Yaşam herkese eşit davranıyor aslında Mustafa. Zamanın yıpratıcılığı herkese uğrayacak. Herkes tarih sahnesindeki rolünü tamamlayıp gidecek. Umarım güzel yaşarız ve güzellikler içinde gideriz...

    Bu arada buraya bugün yine kar yağmaya başladı. İstanbul bu kış açılışı erken yaptı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Mustafa, Rus salatası gerçekten bir harika. Güzel bir atıştırmalık. Abur cubur olarak tercihimdir ^_^ Yeni yıl kavramına gelince. Yıl ve takvim denen şey insanoğlunun uydurduğu bir düzen... Oysa maya takvimine göre çoktan öldük bile. Kar ise buraya henüz iki gün önce geldi.

      Sil

Yorum yapabilmeniz için gmail hesabınız ile oturum açmış olmanız gerekmektedir. Yorum yapmadan önce Google hesabınızın açık olduğuna emin olun.