Bitmedi, yazacağım daha... Yazmazsam ağlayacağım çünkü, alçakça olacak biraz... [Turgut Uyar]

14 Şubat 2016 Pazar

Pazar Yazısı #16

Vakti zamanında bir adam vardı. Sürekli gezer, tozar, çapkınlık yapar ve hunharca  eğlenirdi. O günler bir bakıma güzeldi aslında. Acıda olsa güzelde olsa, her halini özlüyor be insan. O günlerin bir kısmını özler gibiyim. Geçmiş denen şey çok garip bir olgu. Hiçbir şekilde hiçbirşey geçmiyor aslında. Esas konuya dönecek olursam; evet, öyle bir adam vardı vakti zamanında. Ama her ne olduysa, son bir kaç aydır o hallerimden eser yok sevgili blogcan. Çapkınlık hariç diğerlerini son birkaç aydır yapamıyorum. Çapkınlık hariç derken sakın yanlış anlama haaa! Çapkılığı bırakalı neredeyse üç buçuk yıl oldu. Böylesi çok daha güzel. Ne gerek varki öyle pis işlere. O zamanlar aklım başımda değildi de yapıyordum! Ama sonra biri geldi, aklımı başıma getirdi. Aslında aklımı başımdan aldı demek daha doğru olur ama, sonuç olarak bir bakıma aklımı başıma getirdi. Şu günlerde aramız biraz limoni olsada sorun yok...

Okulun tekrar başlamasıyla, tekrar başlıyorum aynı döngüye. Şikayetçi falanda değilim. O günlerde güzel be. Sağlığımız yerinde sonuçta, daha ne olsun ! Okul, ödev, vize, final, birazda acı... Bu haftalık yaşanmış olarak, Sürgü'n-de üç günden bahsedebilirim sana blogcan. Bolca film ve eğlence ile geçti. Pekte güzel bir hafta sayılmazdı ama, beterinden beteri var diyerek teselli ediyorum kendimi. Sonuçta daha kötüsüde olabilirdi. Sanırım bende şu hayattan ne istediğimi bilmiyorum. Ne istediğimi bilmiyorum ama; bildiğim tek şey, bu hafta çekmiş olduğum bu fotoğrafı unutamayacak oluşum.
Nolur silmeyin,zira bu hayata başka türlü iz bırakamayacağım...
Öyle güzel yazmış ki yazan. Şiir sokakta diyesim geldi birden. 14 şubata denk gelen bu Pazar Yazısınıda, neredeyse yaşamamış olduğum bu garip haftadan bahsedeceklerim bu kadar blogcan. Her zaman dediğim gibi, daha anlamlı günlerde görüşebilmek dileğiyle blogcan.

Dİğer Pazar Yazıları için buraya tıklayın...

2 yorum:

  1. Selam Mustafa,
    Yavaşça değil hızlıca kendine geldiğin iyi oldu. Yaşama iç güdüsünün değişik bir türü aslında o sokak yazısı. Çok ilginç, etkiledi desem yanlış olmaz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Mustafa, garip bir şekilde yavaş yavaş kendime geliyorum. Sokak yazısı çok güzel olduğu için bu yazıda paylaşmak istemiştim :)

      Sil

Yorum yapabilmeniz için gmail hesabınız ile oturum açmış olmanız gerekmektedir. Yorum yapmadan önce Google hesabınızın açık olduğuna emin olun.