Bitmedi, yazacağım daha... Yazmazsam ağlayacağım çünkü, alçakça olacak biraz... [Turgut Uyar]

20 Mart 2016 Pazar

Pazar Yazısı #21

Aslında ihtiyacım olan tek şey, birazcık sükunet ve huzurdu. Başkada bir şey değil. Bunun için bir hafta tatil yapayım dedim, onuda yüzüme gözüme bulaştırdım. Dinlenmek ve inzivaya çekilmek hiç bu kadar zor, acı ve buruk olmamıştı. Üzülecek ne vardı ki sanki? Bazen hiç bir neden dahi yokken, hüzünlenecek bir şey bulabiliyorum. Ne zaman boş boş dalıp gitsem uzaklara, o günde zehir oluyor ve öylece uyuyorum... Bu haftada öyleydi işte blogcan. Dolu dolu yaşayacağımdan değil ya, birazcık kendime geleceğim düşüncesi ile inzivaya çekilmek istemiştim. Zaten herşeyde böyle başladıya. Yine yalnızlığım ve ben.

Çok kötü günlerden geçiyorum. Sanırım son zamanlarımın en yoğun depresif günleri bunlar. Neden böyleyim bilmiyorum. Ama böyle işte. Arada sırada birkaç yakın arkadaş ile içilen bir bardak çay, yada bir akşam yemeğinden ibaret sosyal hayatım. Öyle yalnız yaşıyorum ki. Sadece okuyacak kitap/dergi falan almak için çıkıyorum dışarı. Şu sıralar Kafka Okur, İzdiham ve Bavul dergilerinin sayfalarını çevirip duruyorum. Hoş, onlarda tebessüm etmeme sebep olamıyor. 

Israrla bitmek bilmeyen bir kitabım vardı ya hani blogcan, o kitabında yaklaşık olarak son 10 sayfası kaldı. Buda beni üzüyor biliyor musun ? Niye bitti ki şimdi ? Yeni kitabım onun yerini tutabilecek mi dersin ? Deli dolu bir yaz adlı kitabımı yarın tamamen bitiririm. Yeni kitabım Kürk Mantolu Madonnayı okuyacağım.  Bir sürede yalnızlığımı onun ile paylaşacağım. Hayat böylede güzel be, boşverelim.  Kitap oku, birşeyler iç ve uyu. (Peki nereye kadar ! )

Ülkemde her gün bir bomba patlıyor blogcan. Bizler gibi okulunda çıkıp, evine gitmek için durakta bekleyen insanlar, evine gidemiyor. Hava almaya çıkan yaşlı çiftler tekrar evine dönemiyor. Farklı bir amaç için dışarıda olan insanlar herşeyden habersiz ölüp gidiyor. Evlerinden ise onları bekleyen bir çift göz kalakalıyor öyle. Samimiyetsizce atılan tweetler ise, anasayfamda zamanla yerini aşk ve sevda sözcüklerine bırakıyor. İğreniyorum hepsinden.  Ama o evlerdeki derin sessizlik, eski neşesi olmayan o evler ve yarım kalan aileler sonsuza dek acı çekiyor. 

Bugün birlikte yemek yediğimiz, bu güzel insanlar için yarın bir fatiha okumak zorunda kalırsak eğer ? Bu kötü ihtimali hiç düşünmek istiyor musunuz ? O zaman ne yapacaksınız ? Ben bugün bunu düşündüm. Ölümün ne kadarda kolay geldiğini düşündüm. Dua etmenin ne demek olduğunu düşündüm. "ALLAH'a emanet ol" demenin esas anlamını düşündüm. İnsanın ALLAH ile olan mesafeli ilişkisini  de düşündüm.  Ve neden mesafeli olduğunuda (!).

Ve itiraf ediyorum blogcan. Sana bunları anlatırken, ben gözyaşı'da döktüm... Bir başka pazar yazısında görüşebilmek dileğiyle. 

Diğer pazar yazılarım için buraya tıklayın.

Defalarca dinle, iyi gelecek...;

12 yorum:

  1. Bizi acının içine gömüp bogmaya çalışıyorlar. Direniyoruz ama nereye kadar. Gözyaşı içinde herkes. Kendi dertlerimiz ve ülkemizin dertleri artık bizi çok yoruyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet le yan. Dertler yoruyor. Direniyoruz ama nereye kadar...

      Sil
  2. İnsan sadece üzülüyordu. Şimdi o da kalmadı. Ölümün ne zaman geleceği belli değil. Allah yardımcımız olsun. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum....:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Yağmur Tozu. Haklısın. İnsan sadece üzülüyordu. Şimdi oda kalmamaya başladı. Allah yardımcımız olsun...

      Sil
  3. O insanların da kim bilir ne hayalleri vardı.. Paranoyak yaptılar bizi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Tuğba. Ne yazıkki hayalleri olan insanlar, hayallerinin peşinde koşarken, birdenbire ölüp gidiyorlar. Hayat her geçen gün üzüyor.

      Sil
  4. Hayata hic birseye geç kalmamak gerek

    YanıtlaSil
  5. Selam Mustafa,
    Ben de son yazımda dünyaya uzaylıların (eğer varsalar) asla uğramayacaklarından bahsetmiştim. Gittikçe insan türünden farklı bir türe doğru evrimleşiyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Mustafa. Seni burada görmek güzel :) Evet, o yazının bir kısmını okumuştum hatırlıyorum. Hayatın ve yaşananların çok değişmesi ve artık, ölüm gibi olaylarında sıklaşıp sıradanlaşmış olması... Yani bu hale nasıl geldik bilemiyorum. Üzülüyorum >_<

      Sil
  6. Başkalarının da başına bu üzücü olayların gelmemesi için tepkimizi ortaya koymalıyız bu insanlara karşı. Çoğumuz ya umursamıyor yada 2 tweet atıp görevini tamamlıyor. İnsanların ölümü normal karsilandikca yaşamımız iyice kaosa donusecektir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Mustafa. Evet. Ne yazık ki günümüzde bir insanın ölmesi bile normal karşılanmaya başladı. Bu çok acı bir durum. İnsan bu kadar bencil olmamalı. Ateş sadece düştüğü yeri yakmamalı. Ateş sadece düştüğü yeri yaktığı sürece, birkaç tweet'ten sonra herşey unutulup gidiyor. Nerede insanlık :(

      Sil

Yorum yapabilmeniz için gmail hesabınız ile oturum açmış olmanız gerekmektedir. Yorum yapmadan önce Google hesabınızın açık olduğuna emin olun.