Bitmedi, yazacağım daha... Yazmazsam ağlayacağım çünkü, alçakça olacak biraz... [Turgut Uyar]

8 Nisan 2016 Cuma

Yıllardır Onun Peşindeyim...

Sana bir şey anlatmam lazım blogcan. Aslında çokta mühim değil ama, anlatmasam'da olmaz ki. Anlatmak istiyorum. 

Yıllar yıllar önceydi... O zamanlar henüz yeni yeni kitap okuyorum. Daha doğrusu kitap okuma alışkanlığını yeni yeni kazanıyorum. Sanırım lise iki, lise üç falandım o zamanlar. Yeni keşfettiğim ve çok sevdiğim bir yazar vardı. Onu, okuduğum ilk kitabı ile öyle çok sevmiştim ki. O zamanlar hiç kitap okumayan ben, ilk defa bir kitabı iki gün gibi bir sürede bitirmiştim. Rüyalarımda görecek kadar sevmiştim o kitabı. Ve birgün, "bir daha okumam zaten" gibi saçma bir düşünceye kapılarak kitabı bir arkadaşıma vermiştim. 

O zamanlar o arkadaşımla aramda su sızmazdı. "Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi" derlerya hani. Bizim arkadaşlığımızda aynen öyleydi. Ama günün birinde bir olay oldu ve yollarımız sonsuza dek ayrıldı. O günden beri rastgele sokakta, kafede vs. karşılaşmış olsakta asla birbirimizle konuşmadık. Ben haklı olduğumu düşünüyor ve savunuyorum. O yüzdende konuşmuyorum. O, sadece onun doğum gününe gidemediğim için bana küsmüştü. Tamam küsersin, kırılırsın, kabul. Ama ne diye haftalarca trip atıyorsun? Bende daha fazla tahammül edemedim tabii... Ve o günkü tartışmadan sonra bir daha asla konuşmadık. Konuşmamda zaten. İyikide böyle olmuş aslında. Zira, o benimle küsmek için zaten bir neden arıyormuş gibiydi. Yoksa böyle basit bir sebepten dolayı neden bu kadar trip atsın ki ? Ha birde kişilik etkeni var tabii ki. Ama neyse. Zaten çok eski bir olay bu. Neden yad ediyorsam o günleri! 

Demem o ki blogcan; o çok sevdiğim yazar, çok severek okuduğum kitap ve bitirdiğim ilk roman, o eski arkadaşımda kaldı. Ve ben o kitabın yenisini almak için çok yer gezdim ve bulamadım. Öyle üzülüyordum ki ben bu duruma. Şimdi blog blog gezerken okuduğum bir yazıdan sonra aklıma o yine o kitap geldi. Kaç kitapcı gezdim yinede bulamadım. İnternetten bakayım diyordum, en son baktığımda stokta kalmadığı yazıyordu. Bu, beni fena halde üzüyor.

Kitapyurdu'na balıyorum "bu kitap geçici olarak temin edilemiyor" diyor. İdefix'e bakıyorum "tükendi diyor".  Nadir kitap'a bakıyorum "Bu ürün satılmıştır" diyor. Nereye gitsem. Kitap yok. Kitabı alabileceğim tek kişi var. Ondan da nefret ediyorum. Birgün o kişiye muhtaç olacağım aklımın ucundan bile geçmezdi. Ama tabii ki, o kişiden kitabı istemeyeceğim. Sadece kendime kızıyorum o kadar. Sonuçta kendi ellerimle verdim. Hani temel idam edilirken "buda bana ders olsun" demişya, öyle bir durum işte. 

O güzel eserden geriye kalan tek şey bu güzel kare oldu... 


Osman Aysu - Büyük Hesaplaşma

14 yorum:

  1. Belki kader bir daha bir araya getirmek istiyordur sizi. Bu kitapta bir aracı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba le yan. Öyle olduğunu düşünmüyorum, düşünmekte istemiyorum aslında. Öyle kader olmaz olsun. Görmek ve görüşmek tabii ki istemiyorum .

      Sil
    2. Anlıyorum seni. Benimde öyle bir daha görmek istemediğim biri var. Öldükten sonra bile

      Sil
    3. Bu kitapla karşılaşırsam bir gün sana yollarım:D adını not edeyimde

      Sil
    4. Tekrar selam le yan, görmeyelim o halde öyle kişileri. Ölünce bile :D

      Sil
    5. le yan, teşekkür ederim kitap için :) Umarım birgün bir yerde karşına çıkar kitap :D

      Sil
  2. Belki de o kitabı bulmanız için başka bir yol açılacaktır ve bu yazıyı ondan yazmış olabilirsiniz .
    Biten bir arkadaşlık asla yeniden başlamamalıdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Cafe Tigris. Haklısın, biten bir arkadaşlık asla geri başlamamalı. O kitabıda gerçekten çok özledim. Belki birgün karşıma çıkarda alırım :D

      Sil
  3. Ben de en yakın arkadaşım dediğim insanla yıllardır konuşmuyorum ve onda o kadar çok eşyam kaldı ki. Ama o eşyalar benim için ne kadar değerli de olsa, istemiyorum. Çünkü ufacık bir sebepten kalbimizi kıran insanların hayatlarımızda yeri yok.

    Mustafa belki bu kitap bir Blogger arkadaşımızda vardır ve o sana gönderir. Bu yazı ona vesile olur umarım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Drama. Uzun zamandır yoktun. Seni burada görmek güzel :) Yorumuna katılıyorum drama. Ve zaten benimde o kitabı ondan isteme gibi bir düşüncem yok. Bu tür insanların hayatımızda yeri olamaz.

      Kitap ile ilgili yorumun beni birazcık düşündürdü. Senin bu söyledin şey, biraz küçük bir ihtimal olsa bile, oldukça güzel bir ihtimal :D

      Sil
  4. Benimde böyle bir arkadaşım var ama biz resmen kanlı bıçaklıyız. Bencede isteme ya boşver bir kitapta eksik olsun ya da belki başka bir yerde çıkar karşına kim bilir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam mars beyinli. Ben, bir tek kendim böyle bir durum yaşadım sanıyordum. Gelen yorumlara göre genel olarak herkesin böyle bir durumu var. Neyse, konuya döneyim. Zaten kitabı isteme gibi bir niyetim yok. Zaten aramız iyi olsa bile, verilen hediye geri alınmaz. Geri istenmez. Ayıp. Ben sadece bu yazımda, o kitaba olan özlemim'den bahsetmek istedim. O kitap sahiden'de çok güzeldi. Seninde dediğin gibi; bir kitapta eksik olsun. Belki birgün bulurum bu kitabı :)

      Sil
  5. Her ne sebeple de olsa, aşırı bir şey yoksa, Mevlana'nın dediği gibi hataları örtmede gece gibi olmak lazım :) Arkadaşlıklar kolay oluşmuyor, her iki tarafta anlayışlı olmalı, yoksa uzun süre görüşmemeye neden olabiliyor bazı olaylar. Gerçi sen onu bir daha görmek istemiyorsun ama inşallah kırgınlığınız geçer :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Mustafa, güzel yorumun için teşekkür ederim. Güzel bir cevap verdin aslında. Fakat, olumsuz :D Zira artık yapacak birşey yok.

      Sil

Yorum yapabilmeniz için gmail hesabınız ile oturum açmış olmanız gerekmektedir. Yorum yapmadan önce Google hesabınızın açık olduğuna emin olun.