Bitmedi, yazacağım daha... Yazmazsam ağlayacağım çünkü, alçakça olacak biraz... [Turgut Uyar]

30 Ekim 2016 Pazar

Pazar Yazısı #53

Bu insanlarmı çok medeni, yoksa benmi geri kafalıyım, buna bir türlü karar veremiyorum blogcan. İnsanlar garip, toplumun hoş ve normal karşıladığı bazı şeylerde bana ters. Ve eminim ki bu konuda benim gibi düşünen başka insanlarda var. Şimdi siz değerli okurları o polemiğin içine çekme gibi bir derdim yok. Bunu yapmayacağım da zaten. Peki neyden bahsediyorsun sen diyecek olursanız, bahsettiğim şeyi söylemeyeceğim. Üzeri kapalı bir şekilde dile getirmek istedim sadece. Kuşlar gider söyler zaten, iletmek istediğim mesajı...

Ben garipmiyim ? Hayır. Ben kendimi tanıyorum blogcan. Hemde çok iyi tanıyorum. Beni tanıdığını sanan insanlara sesleniyorum... Beni tanımıyorsunuz... Aklımdan, kalbimden geçenleri bilmiyorsunuz... Beni kırıyorsunuz. 

Böylede çok acıklı oldu be. 

Bazı anlar oluyor, kendimi yalnız hissediyorum blogcan. Yolda, sokakta, caddede... İsyankar bilmem ney stayla'ları dinleyen kekolar bile benden çok daha mutlu bu dünyada. Neyi yanlış yapıyorum bilmem ki ! Bir apaçi kadar mutlu değilim şu dünyada. Mutluluk denen kavram benim için, farklı bir olgu. Belkide benim mutluluktan beklentilerim yüksektir ha, bilemiyorum.

Her hafta aksatmadan yapmaya çalıştığım bir rutinim var benim. Her hafta olmasa da en geç iki haftada bir, dedemleri/babannemleri ziyarete gidiyorum. Bu ihtiyar insanlarla oturup çay içmek sohbet etmek herşeyden farklı ve herşeyden güzel. Gündem hakkında konuşan dedemi dinlemek, hayata karşı farklı bir bakış açısı sunuyor bana... Yine birgün dedemlere gitmek için çevreyolunda dolmuş bekliyorum, kulağımda #MelodyOfLove , benimle birlikte dolmuş bekleyen diğer insanlara bakıyorum. Hepsinin elinde bir telefon. Biri oyun oynuyor, diğeri ise başına nelerin geldiğini yada nelerin geleceğini bilmeden, vefasız sevgilisine kalpli, sevgili, gülücüklü mesajlar yolluyor. Bense önüme gelen herşeyi sorgulayıp duruyorum. Hiç bir şey tam istediğim gibi gitmez ki zaten !

Medeniyetten söz ediyordum... Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar demeyeceğim fakat, medeniyetin iyi bir yere gitmediğini düşünerek, ben medeni olmak istemiyorum diyeceğim. Geri kafalı, eski kafalı biri olmak istiyorum. "Hangi devirde yaşıyoruz mustafa" diyenlere inat; facebook, instagram, snapchat kullanmamak istiyorum ! Zaten kullanmıyorum ve etrafımda, değer verdiğim insanlarında kullanmamasını istiyorum. Ve bu nedenle, bu anlamda hayatımdaki insanların asosyal, eski kafalı olmasını istiyorum ! Çok kötü biri olarak mı görünüyorum yoksa blogcan ? Hayır, #EskiKafalıBiriniİstiyorum.

Beni bu düşünceye sevk eden şey ise, uzun zaman evvel sanal alemde görmüş olduğum bir görseldi. Arşivden çıkarttığım görseli tekrardan yayınlamaya karar verdim. Bu nedenle artık, #MedeniyetiSevmiyorum !

Belki senin için, klasik bir cümle olacak ama blogcan; kötü günler geçirdim. Geçen pazartesiden bu güne, türlü türlü rüyalar, kâbuslar gördüm. Tabiri caizse öldüm öldüm dirildim. Ve öğrendim ki, öfkeyle kalkan zararla oturuyormuş. Hayatımdaki bu kargaşadan kurtulup biran önce, hayatımı düzene sokmalıyım.

Artık günler daha kötü geçecek gibi görünüyor. Artık üzerimde, eski günlerdeki gibi bir rahatlıkta yok. Artık hep diken üstündeyim... #ArtıkSarılarakYatamamOlric.

Diğer pazar yazıları için tıklayın : http://goo.gl/OAggvn

8 yorum:

  1. Kapattığım facebook hesabımı okuldaki güncel duyuruları takip etmek adına tekrar açmak zorunda kalmam dışında sosyal medya kullanmama taraftarıyım ben de. İnsanlar hayatlarını, acılarını, sevinçlerini büyüte büyüte etrafa sergileme çabasında. Bana ters geliyor bu.
    Melody of love'ı ilk defa dinledim. Güzel parçaymış :)
    Kendini umutsuzluğa kaptırma, en zayıf en aşağılık iç güdü bu; insanın kırılgan olduğu anda üstüne çöküveriyor. Biraz rahatlamaya çalış, hayat bir yere kaçmıyor yavaş yavaş toparlarsın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Karga ve Kız, facebook ile birlikte birçok mecradan uzak durmaya çalışıyorum. Adeta tiksiniyorum. Sosyal medya olarak yalnızca Twitter kullanıyorum birde senin dinlemiş olduğun Melody of love'ı paylaşmış olduğum siteyi kullanıyorum. O sitede zaten benim olduğu için sıkıntı yok :) Orasıda benim sosyal medyam.

      Ne zaman ki umutsuzluğa kapılmayayım diyorum, olmuyor. Umutlandığım her ne varsa adeta yüzümde patlıyor. Son zamanda öyle sık olmaya başkadı ki bu olumsuzluklar, bende alışmaya başladım yavaş yavaş. Mutsuzluğa ve umutsuzluğa karşı bağışıklık kazandım :|

      Sil
  2. Selam Mustafa,
    Gece vakti beni epeyce güldüren zevkli bir yazı oldu. Bana göre medeni olmak: insanları sevmek, kimseyi ayımamak; insanların yaşam biçimlerine ve inançlarına karşı duruş sergilemek olsa gerek. Çevreye, evrene, kendimize, bir diğerine psikopatça müdahalelerde bulunmadan yaşamak medeniyettir.

    Yoksa sosyal medyada paylaşılanlar, konuşulanlar medeniyet değil görgüsüzlük ve medeniyetsizlik olsa gerek. Ne kadar lüzumsuzluk varsa sosyal medyada. Biraz kaba olacak ama senin paylaştığın görseldeki gibi pezevenklik bile modernleşti. İnsan özelini niye paylaşır? Nasıl bir ruh haline girdi insanlar. Sosyal medya düşman başına...

    Mutlu olmak zorlaşıyor Mustafa, çünkü insanlar artık hırs ve bencillik ve kötülük peşinde bu da toplumun manevi, içsel enerji alanını bozuyor. Ektiğimizi biçiyoruz.

    Bu arada şu "keko" benzetmen ve samimi uslubuna bayıldım. Yine çok yazdım. ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Mustafa :) Medeniyet denen şey, bence çok fazla sosyalleşmek değil, hayatına sayılı insanları almaktır. Fazlalığa gerek yok bence.

      Sosyal medyadan ve oralarda gece gündüz var olan boş beyinlerden tiksiniyorum. Her türlü zarar bunlar. Amaçsız yaşayan zavallılar onlar. Neyse çok yüklendim galiba... Ayrıca o fotoğraftaki gibi pezevenkleşmeye asla gerek yok. Aslında o fotoğraf ile ilgili olarak yazıda söylemek istediğim birşey vardı fakat söylememiştim. Şimdi eklemiş olayım; "....yim öyle medeniyeti"

      Gerçektende mutluluk zorlaşıyor. Yada ben kendimi böyle kaldırıyorum. Bilmiyorum. Ama yinede her halimize şükretmemiz de gerek. Ne yapalım be Mustafa; bu dünya böyleyse, bizde sayılı adamlar ile kendi yarayarattığımız dünyamızda yaşarız. Zaten bu nedenle kulaklarımızı bu çılğın kalabalığın uğultusuna kapatmadık mı ? :)

      Sil
    2. Bir de izledikleri, okudukları hatta guldukleri şeylere bakıyorum ve sosyal medya patronlarını kutluyorum. Projeleri tuttu ve insanlar düşünemez oldu. Zihinlerimiz de kolayca denetim altına girdi. Belki de binlerce yıllık, insanlara topluca sahip olma ve kontrol etme isteği gerçekleşti.

      Sil
    3. İşte bu nedenle kullanmamak lazım. Fakat insanlar kullanıyor ne yazık ki. Bende etrafımda ki insanları bu yoldan döndermeye çalışıyorum ama nafile 😒

      Sil
  3. Aslında güzel olan bir günde pek de güzel olmayan şeyler yaşamışsın gibi... Napalım hayat işte! Tahammül edemeyeceğin şeyleri sevdiğin insanların yapması çok zor bir durum. Ya sevdiğin insanı bırakmak zorunda kalıyorsun ya da kendini değiştirmen gerekiyor. Hayırlısı olsun... Seni tanımıyorum (Acaba..!). Ama gördüğüm kadarıyla asla değişmeyecek bir insansın. Bu yüzden umarım senin tabirin ile "eski kafalı birini" bulur ve mutlu olursun. Tekrar görüşmek dileğiyle, kendine iyi bak... Mustafa Alnıak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba anonim. Evet, ne yazık ki kendimide karşımdakinide değiştiremiyorum. Sıkıntı büyük yani... Güzel yorumun için teşekkür ederim, tekrar görüşmek üzere anonim 👍

      Sil

Yorum yapabilmeniz için gmail hesabınız ile oturum açmış olmanız gerekmektedir. Yorum yapmadan önce Google hesabınızın açık olduğuna emin olun.