Bitmedi, yazacağım daha... Yazmazsam ağlayacağım çünkü, alçakça olacak biraz... [Turgut Uyar]

26 Mart 2017 Pazar

Pazar Yazısı #74

Hayatın anlamsız, yorucu, boğucu ve çoğu zaman angarya olan rutin işlemlerinden, sözde zorunlu olduğumuz saçma sapan işlerden uzaklaşmanın zamanı gelmişti. Uzunca zamandır uğraşıp duruyordum bu saçma işler ile. Artık biraz nefes almanın, dinlenmenin ve eğlenmenin zamanı gelmişti. Bende çok ama çok sevdiğim şehir olan #sivas'a gittim

Sivas'a dair birkaç kare fotoğrafı galeri olarak şurada paylaştım. Fakat bu fotoğrafları detaylı olarak görebilmek için üye olmanız gerekmekte. 

Neyse blogcan. 

Pek uzun olmasa'da kısa olan bu tatilde; uzun zamandır bitirmeye çalıştığım kitabımı bitirdim. Kitabı yalnızca yolculuk esnasında okudum blogcan. Tren ile giderken ve gelirken okudum. Ve sivas dönüş yolunda bitti kitap. Kitap her ne kadar beni yormuş olsa da bu güzel macerayı'da kitap bittikten sonra sevdim. Gerçekten'de güzel bir kitaptı. Kitap yorumu, bir sonraki yazıda olacak blogcan.

Şimdilerde ise, fotoğraflara bakmak ile geçiyor saatler. Ne güzel şeysin sen sivas ! Şu sıralar (özellikle son saatlerde) Aşık Veysel dinlemeye başladım. (Bunun, Aşık Veysel'in sivas'lı olması ile hiç bir ilgisi yok. Sadece bu yazı ile tamamen tesadüfen denk geldi.) Aslında uzunca zamandır. "Benim sadık yarim kara topraktır" adlı eseri dinliyordum. Şimdi ise, "güzelliğin on para etmez" adlı eseri dinlemekle meşgulüm. Sanırım daha'da fazlasını dinleyeceğim son günlerde...

Bu sefer ki sivas maceramda Mustafa ile görüştük ve kendisinin'de isteği üzerine biraz muhabbet ettik. Kendisi bu güzel sohbeti kayıt altına aldı. Yakında izlenebilir bir hâl alacak. (Sesimin ve tipimin ne denli çirkin çıktığını çok merak ediyorum.) Sende pür dikkat durmuş beni dinliyorsun be blogcan ! Tabii sende haklısın, son günlerin en uzun pazar yazısını yazıyor olabilirim. Evet, son bir kaç ayda pek formumda değildim. Hep kaçamak bir şekilde bir kaç satır yazıp kaçıyordum. Ama sanırım, en azından hobilerime daha kaliteli vakit ayıracak kadar güzel hissedebiliyorum şimdi kendimi.

Yakından tekrar görüşmek üzere blogcan ! 

Diğer pazar yazılarım: http://goo.gl/OAggvn

7 yorum:

  1. Mustafa videoda çok tipsiz çıktı zaten :) çok aceleye getirdik :) yarın gece videoları da çekip videoya ekleyeceğim. Ben de salı günü yani bu yorumu yadığım tarihten 2 gün sonrasında İstanhul'a döneceğim... Güzel Sivas'a tekrar gelmek her zaman dileğim. Bu arada Âşık Veysel dinlenilmez mi? Yaşamın, insanın içinden türküleri ile içimize dokunur Âşık Veysel

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, video cidden sorunlu oldu biraz ama biz rol yapmadık. Rol yapmak istemedik. Gerçek ve samimi bir şekilde sohbet ettik. Ve birazda benim aç olduğum ana denk geldi :) Video biraz aceleye geldi ama olsun. Zaten videoya biraz baktımda gözüm hep başka yerlerde. Havada müthişti, Sivas'ta. Tam gezmelikti :) Herşeye rağmen merakla bekliyorum.

      Sil
    2. Ve Âşık Veysel cidden müthiş...

      Sil
  2. Videonuzu sabırsızlıkla beklemekteyim :) Umarım güzel bir sohbet olmuştur, Sivas'a selamlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Mustafa :) Sohbet gayet güzeldi fakat çekim ve görüntü konusunda endişelerimiz var :D

      Sil
  3. Demek ki gerekli olan çıkıp nefes alman yoksa çok yazıp yazıp kaçarsın. Sivas deyince nedense aklıma soğuk bir hava geliyor bilmem doğru mu? Gidip havasını solumayı isterdim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Samet. Sahiden Sivas bana çok iyi geldi. Adeta kendime geldim. Fakat yine ne yazık ki lüzumsuz şehir malatya'ya geri döndüm. Yani yine aynı kötü ruh hali sardı bedenimi !

      Evet, Sivas genelde soğuk havası ile anılır. Fakat ben Sivas'ı çok ama çok seviyorum. Üstelik üşümedim'de. T-shirt ile gezindim. Sivas her hali ile yaşanılacak bir şehir. İlk fırsatta gidip görmeni, o güzel havayı solumanı şiddetle tavsiye ederim.

      Sil

Yorum yapabilmeniz için gmail hesabınız ile oturum açmış olmanız gerekmektedir. Yorum yapmadan önce Google hesabınızın açık olduğuna emin olun.