Bitmedi, yazacağım daha... Yazmazsam ağlayacağım çünkü, alçakça olacak biraz... [Turgut Uyar]

1 Temmuz 2019 Pazartesi

Stephen King - Korku Ağı [#okudum23]

Stephen King Korku Ağı
Daha önce Stephen King'den okuduğum ilk kitap olan #Mahşer'i okuduktan sonra Stephen King'in bütün kitaplarını okumak istemiştim. Tam 1080 sayfa uzunluğunda olan o kitap hiç sıkmamıştı. Seve seve büyük bir heyecan ile okumuştum. Bende bu nedenle yazarın yazmış olduğu ikinci kitap olan Korku Ağı, nam-ı diğer Salem's Lot'u okumak istedim. Fakat bu kitabı, okuduğum ilk kitap kadar beğenmedim. Çünkü vampir hikayeleri bana her zaman saçma gelmiştir. Zombi olsa neyse, ama vampir olunca sıkıyor beni. Neyse, şimdi Stephen King'in Korku Ağı (Salem's Lot) adlı kitabı hakkında kısaca yazacağım...

Fakat öncesinde kitabın çevirisinin berbat olduğunu belirtmek istiyorum. Çeviri öyle kötü ki bitmek bilmeyen bir kabus gibiydi ! Hani hemen hemen bütün kitapseverlerin ve çevirmenlerin iyi bildiği efsanevi -ve biraz da cinsiyetçi olduğunu düşündüğüm- bir söz vardır ya; "Çeviri kadın gibidir, güzeli sadık olmaz, sadığı güzel olmaz" diye. Aynen öyle sanırım !  Kadın benzetmesini bir kenara bırakırsak, çeviri hakikaten bıçak sırtı gibi bir şeydi. 

Bu ayrıntıyı da belirttikten sonra kitabın konusunu irdeleyebiliriz artık !

Stephen King Korku Ağı Konusu


Sanırım yazarın bütün romanlarının geçtiği yer olan Maine'de; Jerusalem's Lot adlı kasabada geçiyor olaylar. Doğup büyüdüğü kasabaya yıllar sonra geri dönen yazar Ben Mears bu kasaba hakkında bir kitap yazmak ister. Kasabaya geldikten sonra; kasabayı tepeden izleyen Marsten Köşkünü kiralamak ister. 

Burada bir parantez açmak istiyorum ! Kitapta bahsedilen Marsten Köşkü; bir  Netflix dizisi olan Tepedeki Ev ile çok benzerlik gösteriyor. Kitabı okurken Tepedeki Ev adlı dizi hep aklıma geldi. Netflix'in Tepedeki Ev adlı dizisi hakkında detaylı bilgi için #şuradaki yazımı mutlaka okuyunuz.

Kasabada herkes Marsten Köşkü'nün sokağından geçmeye korkarken Ben Mears'ın o köşke taşınmak istemesi kasaba halkını şaşırtır. Ben köşke taşınmak isterken Barlow adlı gizemli bir adam köşkü önceden kiralar ve köşke taşınır. 

Bu gizemli adamın kasabaya gelip köşke taşınmasından sonra kasabada insanlar bir bir ortadan kaybolmaya başlar. Çok geçmeden köşke taşınan adamın birinci derece bir vampir olduğu ortaya çıkar. Birinci derece vampir olan Barlow'un amacı; insanları ısırarak ikinci derece vampir yapmaktır. Kasabanın pederi olan olan Callahan ile birlikte Ben Mears, vampirler ile savaşmak zorunda kalır.

Heyecan, korku, gerilim hepsi var kitapta. Fakat kitabın bana göre eksi yönleri çevirisi ve vampir olayı. Onun dışında kusursuz bir kitaptı.

Kitap Hakkında Detaylar:

Yazar: Stephen King
Yayınevi: Altın Kitaplar
Çeviri: Esat Ören
Sayfa: 590
Puanım: 5/3

Bu yazıyı hazırlarken kahramangiller'den birazcık feyz almış olabilirim ;)

6 yorum:

  1. Okuyamadığım bir yazar, fanatikleri çok olsa da bana hitap etmiyor.

    Bu arada Mustafa Sönmez ile imzalarınızın aynı olması tesadüf mü?www.mustafasonmez.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Cahil Okur, Stephen King okumaya başlamanızı tavsiye ederim. Özellikle Mahşer adlı romanı okumalısınız. Yazarın bir çok kitabı sinemaya uyarlanmış durumda. Bu yazarın kitaplarının güzel olduğunun kanıtı bana göre :)

      Mustafa Sönmez ile uzun zamandır tanışıyoruz. İmza derken tam olarak neyi kastettiniz anlayamasam da; bir çok konuda birbirimizden feyz aldığımızı söyleyebilirim. ^^

      Sil
  2. Yorum ve açıklamaları nız çok güzel yüreğinize sağlık

    YanıtlaSil

Yorum yapabilmeniz için gmail hesabınız ile oturum açmış olmanız gerekmektedir. Yorum yapmadan önce Google hesabınızın açık olduğuna emin olun.